Dünya iklim sisteminde kritik bir döneme giriliyor. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi’nin (ECMWF) yayımladığı son veriler, Pasifik Okyanusu’nda gelişen güçlü bir El Nino olayının “süper El Nino” seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bu senaryonun gerçekleşmesi halinde küresel sıcaklık rekorlarının kırılabileceğini ve aşırı hava olaylarının artabileceğini söylüyor. Olası gelişmeler yalnızca tropikal bölgeleri değil, Avrupa ve Türkiye dahil geniş bir coğrafyayı etkileyebilir.
El Nino nedir ve nasıl oluşur?
El Nino, tropikal Pasifik Okyanusu’nun ekvatoral kesiminde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal seviyelerin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan büyük ölçekli bir iklim olayı olarak biliniyor. Ancak bu olay yalnızca okyanus sıcaklıklarıyla sınırlı kalmıyor; atmosfer dolaşımını değiştirerek dünyanın farklı bölgelerindeki hava sistemlerini de etkileyebiliyor.
Normal koşullarda Pasifik’te doğudan batıya doğru esen ticaret rüzgarları sıcak suyu batı Pasifik’te toplar. El Nino dönemlerinde ise bu rüzgarlar zayıflıyor ya da yön değiştiriyor. Böylece sıcak su kütleleri doğuya doğru ilerliyor ve Pasifik’in geniş bir bölümünde deniz yüzeyi sıcaklıkları hızla yükseliyor.
Bu süreç yalnızca bölgesel bir değişim yaratmıyor. Atmosferdeki basınç ve rüzgar sistemleri de değiştiği için küresel ölçekte hava modellerinde önemli dalgalanmalar yaşanabiliyor.
Yeni iklim tahminleri güçlü El Nino sinyali veriyor
ECMWF’nin son model sonuçları, Pasifik’teki sıcaklık anomalilerinin hızla arttığını ortaya koydu. Bu durum, güçlü bir El Nino olayının gelişme ihtimalinin yükseldiğini gösteriyor.
İklim bilimci Daniel Swain’e göre mevcut göstergeler dikkat çekici. Swain yaptığı değerlendirmede, “Tüm işaretler giderek daha güçlü, hatta çok güçlü bir El Nino olayına doğru ilerlediğimizi gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Bilim insanları ayrıca Pasifik’te ölçülen güçlü batı rüzgarlarının sıcak suyu doğuya taşıdığını ve bu sürecin geçmişte yaşanan büyük El Nino olaylarının başlangıç aşamalarına benzediğini belirtiyor.
NINO 3.4 endeksi neden önemli?
Meteoroloji uzmanları El Nino’yu takip etmek için “NINO 3.4 endeksi” olarak bilinen özel bir ölçüm kullanıyor. Bu endeks, tropikal Pasifik Okyanusu’nun orta bölümündeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden ne kadar saptığını ölçüyor.
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir’e göre bu endeks El Nino’nun gelişimini anlamak için kritik bir gösterge.
Özdemir, Pasifik’te La Nina etkisinin zayıfladığını ve bazı iklim modellerinin güçlü El Nino sinyali verdiğini belirterek bunun meteorolojik açıdan önemli bir gelişme olduğunu ifade ediyor.
Süper El Nino küresel sıcaklıkları nasıl etkiler?
Güçlü El Nino olaylarının en dikkat çekici sonuçlarından biri küresel sıcaklıkların hızla artması oluyor. Tarihsel kayıtlara bakıldığında dünyanın en sıcak yıllarının büyük bölümünün güçlü El Nino dönemleriyle çakıştığı görülüyor.
İklim bilimci Zeke Hausfather’a göre gelişmekte olan El Nino, önümüzdeki yıllarda sıcaklık tahminlerini yukarı çekebilir. Hausfather, bu etkinin özellikle birkaç yıl içinde daha belirgin hale gelebileceğini belirtiyor.
Bilim insanları El Nino sırasında tropikal Pasifik’te biriken büyük ısı enerjisinin atmosfere aktarılıp küresel hava dolaşımıyla dünyanın farklı bölgelerine yayıldığını söylüyor. Bu nedenle sıcaklık artışının en güçlü etkisi genellikle olayın zirvesinden bir yıl sonra görülüyor.
İklim değişikliği El Nino etkisini artırabilir
Uzmanlara göre günümüzde yaşanan El Nino olayları geçmişteki benzer örneklere göre daha güçlü sonuçlar doğurabilir. Bunun temel nedeni atmosferde artan sera gazı yoğunluğu.
Meteorolog Eric Webb, atmosferdeki sera gazlarının artması nedeniyle iklim sisteminin El Nino sırasında açığa çıkan ısıyı eskisi kadar hızlı dağıtamadığını belirtiyor. Bu durum, her yeni güçlü El Nino’nun küresel sıcaklık tabanını biraz daha yükseltebileceği anlamına geliyor.
Bu nedenle bazı bilim insanları 2026–2027 döneminde oluşabilecek olası bir süper El Nino’nun geçmişteki büyük olaylardan bile daha güçlü sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.
Süper El Nino dünya genelinde hangi hava olaylarını tetikleyebilir?
El Nino’nun etkileri dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden oldukça farklı sonuçlar doğurabiliyor. Aynı iklim olayı bazı ülkelerde kuraklığa yol açarken, başka bölgelerde aşırı yağış ve sel riskini artırabiliyor.
Bilim insanlarının öngördüğü başlıca etkiler arasında şunlar yer alıyor:
Kuraklık riskinin artması
Bazı bölgelerde aşırı yağış ve sel
Daha sık görülen sıcak hava dalgaları
Tropikal fırtına sistemlerinde değişim
Deniz buzlarında azalma
Geçmişte yaşanan 2015–2016 süper El Nino sırasında Etiyopya, Somali, Haiti ve bazı Orta Amerika ülkeleri ciddi kuraklık sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştı.
Süper El Nino Türkiye’yi nasıl etkileyebilir?
Türkiye’nin iklim sistemi büyük ölçüde Atlantik jet akımı, Azor yüksek basıncı, Kuzey Atlantik Salınımı ve Sibirya yüksek basıncı gibi atmosferik sistemlerden etkileniyor.
Meteoroloji uzmanı Dr. Güven Özdemir’e göre El Nino Türkiye’yi doğrudan değil, dolaylı şekilde etkileyebiliyor. Ancak çok güçlü bir olay, Akdeniz havzasındaki atmosfer dolaşımını değiştirerek Türkiye’de bazı iklim eğilimlerini tetikleyebilir.
Olası etkiler arasında şu senaryolar öne çıkıyor:
İlkbahar ve yaz aylarında kuraklık riskinin artması
Yağışların normal seviyenin altında kalması
Yaz aylarında daha sık sıcak hava dalgaları
Orman yangını riskinin yükselmesi
Uzmanlara göre bu etkiler özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde daha belirgin hissedilebilir.
Süper El Nino tahminleri ne kadar güvenilir?
Bilim insanları güçlü bir El Nino ihtimalinin arttığını kabul ediyor ancak kesin sonuçlar için henüz erken olduğunu vurguluyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) da El Nino gelişme olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.
Bununla birlikte iklim modelleri farklı sonuçlar gösterebiliyor. Bazı modeller zayıf bir El Nino senaryosuna işaret ederken bazıları çok güçlü bir olay ihtimalini öne çıkarıyor.
Uzmanlar ayrıca meteorolojide “ilkbahar tahmin bariyeri” olarak bilinen dönemde El Nino tahminlerinin daha belirsiz olabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle önümüzdeki aylarda Pasifik’teki gelişmeler yakından izlenecek.