Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Tarihe adanmış bir ömür: Kütüphanesini feda etti, sahabe kabrini gün yüzüne çıkardı

Tarihe adanmış bir ömür: Kütüphanesini feda etti, sahabe kabrini gün yüzüne çıkardı

Sakarya’nın Akyazı ilçesine bağlı Pazarköy Mahallesi, İslam tarihinin önemli figürlerinden Hazreti Malik bin Ebi Havli ve oğlu Ali bin Abdülkerim’in ebedi istirahatgahına ev sahipliği yapıyor.

Sakarya’nın Akyazı ilçesinde yıllardır unutulmaya yüz tutmuş bir manevi mirası ayağa kaldırmak isteyen tarihçi İhsan Uzungüngör, şahsi kütüphanesini satarak elde ettiği gelirle iki sahabenin kabrini türbeye dönüştürdü.

Sakarya’nın Akyazı ilçesine bağlı Pazarköy Mahallesi, İslam tarihinin önemli figürlerinden Hazreti Malik bin Ebi Havli ve oğlu Ali bin Abdülkerim’in ebedi istirahatgahına ev sahipliği yapıyor. Rivayetlere göre, Peygamber Efendimiz’in İstanbul’un fethine dair müjdesine nail olmak için yola çıkan Hazreti Malik bin Ebi Havli, bölgede yaşanan bir çatışma sonucu şehit düşerek buraya defnedildi. Babasının şehadet haberini alan oğlu Ali bin Abdülkerim ise aynı kutlu dava uğruna İstanbul kuşatmasına katıldı. Ancak o da yaralanarak geri döndüğü yolda şehit oldu ve silah arkadaşları tarafından babasının mezarının tam karşısına defnedildi.

Bir tarihçinin fedakarlığı

Yıllar süren araştırmaları sonucunda bu iki önemli ismin mezar yerlerini tespit eden tarihçi İhsan Uzungüngör, bölgenin hak ettiği değeri görmesi için kolları sıvadı. Maddi imkansızlıklar karşısında geri adım atmayan Uzungüngör, yıllardır biriktirdiği tarih kitaplarını satarak elde ettiği bütçeyi, mezarların türbe haline getirilmesi için harcadı.

Ziyaretçilerin yeni durağı oldu

Tarihsel kaynaklarda sınırlı bilgiler bulunmasına rağmen bölge halkının manevi bir bağ kurduğu bu alan, Uzungüngör’ün çabalarıyla daha belirgin bir kimlik kazandı. Özellikle Kuzuluk bölgesindeki kaplıcaları ziyaret eden misafirlerin uğrak noktası haline gelen türbe, unutulmaya yüz tutmuş bir sahabe hatırasını günümüze taşıyor. Uzungüngör, yaptığı bu fedakarlığın manevi huzurunu yaşadığını belirterek, tarihe sahip çıkmanın bir görev olduğunu vurguluyor.