Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen zirvede, tarımsal kalkınmanın ancak kadınların gücü ve kooperatifleşme ile mümkün olacağı vurgulanırken, uzmanlar "üretim zincirinde kadın varsa gelecek güvendedir" mesajını verdi.
Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 1. Bölgesel Kalkınma Zirvesi kapsamında tarım sektöründe kadınların rolünü mercek altına alan kapsamlı bir panele ev sahipliği yaptı. "Kooperatifleşme ve Tarımda Kadın Eli" başlığıyla düzenlenen etkinlikte, kırsal kalkınmanın sadece ekonomik bir büyüme değil, aynı zamanda bir sosyal dayanışma modeli olduğu üzerinde duruldu.
Kalkınmanın Temelinde Kadın İmzası Var
Panelin açılışında konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, tarımsal üretimin bir ülkenin bağımsızlığıyla eşdeğer olduğunu belirterek, "Kalkınma bir süreçtir ve bu sürecin en güçlü motoru kooperatiflerdir. Ancak bu yapının asıl taşıyıcı kolonu kadınlardır. Türk kadını, aile içindeki liderlik vasfını üretim sahasına da taşıyarak toprağa bereket katmaktadır" ifadelerini kullandı.
Geleceğin Tarımı İçin Kooperatifleşme Şart
Moderatörlüğünü Prof. Dr. Orhan Kandemir’in üstlendiği oturumda, 2026 yılının Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan edilmesinin önemi hatırlatıldı. Pandemi sürecinin gıda arz güvenliğini bir milli güvenlik meselesi haline getirdiğini belirten Kandemir, gençlerin ve kadınların kırsal bölgelerde tutulmasının, pazarlama sorunlarını çözen kooperatifleşme modelleriyle mümkün olabileceğini ifade etti.
Birlik Olmak, Satış Korkusunu Bitiriyor
İzmir Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk, kooperatifçiliğin sadece bir örgütlenme modeli değil, aynı zamanda bir "güven limanı" olduğunu vurguladı. Öztürk, "Üreticinin en büyük korkusu olan 'ürünüm elimde kalır mı?' endişesini ancak birlik içinde hareket ederek yok edebiliriz. Biz Tire’de 450 çalışanımızla devasa bir ekosistem kurduk; önemli olan sayıca çokluk değil, ortak hedefe kilitlenmiş bir dayanışmadır" dedi.
Kastamonu Köy-Koop adına söz alan Ziraat Mühendisi Seda Esiroğlu ise kurumun 1977’den bu yana üreticinin kazancını korumaya odaklandığını belirterek, aylık 150 tonluk süt tahsilatıyla yerel üreticiye doğrudan destek sağladıklarını aktardı.
Katma Değerli Üretimle Kırsal Kalkınma
Tosya’da tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine üretim yapan Zeynep Erkaragülle, sadece ham madde satmanın ötesine geçerek lavanta, kekik ve ada çayı gibi ürünlerden katma değerli sirkeler ürettiklerini anlattı. Erkaragülle, hedeflerinin kırsal ekonomiyi çeşitlendirerek alternatif üretim modelleri oluşturmak olduğunu belirtti.
Panelde ayrıca Bolu Gelincik Hanımeli Kooperatifi Başkanı Emine Özdoğan, Kastamonu Sarı Konak Kadın Kooperatifi’nden Dilek Özdemir ve Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut, kendi bölgelerindeki başarılı uygulamaları katılımcılarla paylaştı. Akademisyenlerin, öğrencilerin ve sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, konuşmacılara takdim edilen plaketlerle sona erdi.