Antalya’nın Aksu ilçesinde bir araya gelen anneanne, anne ve torun, çeyrek asırdır süren seracılık geleneğini büyük bir özveriyle devam ettirerek tarımsal üretimin gizli kahramanları oluyor.
Antalya’nın Boztepe Mahallesi, nesilden nesile aktarılan bir üretim azmine ev sahipliği yapıyor. 67 yaşındaki Teslime Uçkan, kızı Nebise Tekerek ve torunu Teslime Tekerek, on dönümlük seralarında sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başlıyor. Yıllardır patlıcan üretimi yapan aile, sezon bittiğinde ise yayladaki domates bahçelerine geçerek yılın her dönemini üretimle geçiriyor.
Hemşirelik diplomasına rağmen topraktan kopamıyor
Ailenin en genç üyesi olan ve hemşirelik bölümünden mezun olan Teslime Tekerek, atama beklediği süreçte boş durmak yerine aile mesleğini sürdürüyor. Küçük yaşlardan beri seranın içinde büyüdüğünü belirten genç kadın, tarımın zorluklarına rağmen kendi işini yapmanın verdiği huzuru şu sözlerle anlatıyor:
Sıcaklık 45 dereceyi bulsa da, tozun toprağın içinde çalışsak da bu bizim baba mesleğimiz. Severek yapıyorum. Patlıcanın fiyatı bazen emeğimizi karşılamasa da üretmekten vazgeçmiyoruz. Atanamazsam çiftçilik benim için bir yaşam biçimi olmaya devam edecek.
Tarım bir bilgelik mirası
Aileyi serada ziyaret eden İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur, kadınların sergilediği bu dayanışmanın modern tarım için büyük bir örnek teşkil ettiğini vurguladı. Tarımın sadece bir geçim kapısı değil, aynı zamanda bir bilgelik aktarımı olduğuna dikkat çeken Boğatimur, şu değerlendirmelerde bulundu:
Bu hanımlar sadece ürün yetiştirmiyor, bir kültürü ayakta tutuyorlar. Teslime teyzemizden torununa geçen bu üretim aşkı, günümüzde nadir rastlanan bir bağlılık. 45 derece sıcaklıkta sofralarımıza ulaşan her ürünün arkasında, bu kadınların alın teri ve büyük bir emek var.
Sağlık el verdikçe üretime devam
Ailenin en büyüğü Teslime Uçkan, yıllardır süren bu serüvenin kendileri için bir yaşam tarzı haline geldiğini ifade ederken, anne Nebise Tekerek ise sağlığı el verdiği sürece toprağı işlemeye devam edeceklerini belirtti. Kadın üreticiler, zorlu çalışma koşullarına rağmen üretmenin verdiği manevi hazzın, yaşadıkları tüm yorgunlukları unutturduğunu dile getiriyor.