Anadolu topraklarının köklü kültürel geleneği ve halk oyunları mirası, uluslararası arenada dev bir organizasyonla dünya gündemine taşınıyor.
Türkiye Halk Oyunları Federasyonu öncülüğünde, 28 Haziran tarihinde İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı'nda gerçekleştirilecek olan "Horon Bizimdur!" projesi kapsamında tarihi bir adım atılıyor. Etkinlikte, tam 5 bin kostümlü folklorcunun aynı anda ve senkronize bir şekilde horon oynayarak Guinness Dünya Rekorları'na girmesi hedefleniyor.
Anadolu’nun geleneğini, göreneğini, ortak ruhunu ve köklü değerlerini tüm dünyaya duyurmayı amaçlayan federasyon, bu dev organizasyonla yalnızca bir rekor kırmayı değil; aynı zamanda Türk halk oyunlarının ulusal ve uluslararası platformlardaki görünürlüğünü artırarak kültürel mirasa sahip çıkılması konusunda güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.
Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan halk danslarının milletin ortak hafızası, kültürü ve ruhu olduğunu vurgulayan Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Hüseyin Güler, horonun ve zeybeğin sadece bir oyundan ibaret olmadığını, tarihin ve kardeşliğin yaşayan birer mirası olduğunu ifade etti. Kültürü yaşatmak ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmak adına büyük bir sorumluluk inancıyla hareket ettiklerini belirten Güler, 7'den 70'e tüm vatandaşları birlik olmaya ve 28 Haziran'daki bu büyük kültür buluşmasına katılarak dünyaya güçlü bir mesaj vermeye davet etti.
Kültürel değerlerin küresel ölçekte tescillenmesi, son yıllarda bazı halk oyunlarının ve folklorik unsurların farklı ülkeler tarafından sahiplenilmeye çalışılması yönündeki uluslararası tartışmalar açısından da büyük bir önem arz ediyor.
Dünyadaki benzer rekorları örnek gösteren Başkan Hüseyin Güler; Yunanistan’da 2 bin 800 kişinin, Ermenistan’da ise 4 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Guinness rekor organizasyonlarının bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin 5 bin kişilik bu rekoru kıracak kültürel derinliğe ve kararlılığa fazlasıyla sahip olduğunu belirtti. Federasyon, bu hamleyi bir başlangıç olarak görürken, önümüzdeki yıl İzmir’de 10 bin kişinin katılımıyla zeybek alanında yeni bir dünya rekoru kırılması için de şimdiden fizibilite çalışmalarına başlandığını duyurdu.
Türk zeybeği ile Yunan zeybeği arasındaki belirgin farklar
Son dönemde komşu ülkelerin Türk öz kültüründen doğan değerleri uluslararası platformlarda farklı isimlerle sahiplenmeye çalışmasının Türkiye gündeminde geniş yer bulduğuna dikkat çeken Güler, zeybek ve horon üzerindeki tartışmalara da açıklık getirdi. Özellikle Yunanistan’ın zeybek kültürünü "Zeybekiko" adıyla, Ermenistan'ın ise horon dansını kendi kültürel unsuruymuş gibi dünya kamuoyuna sunmasının, milli mirasa daha sıkı sarılmak gerektiğini gösterdiğini ifade etti.
Zeybeğin efeliğin, yiğitliğin, cesaretin ve Anadolu ruhunun en net simgesi olduğunu söyleyen Federasyon Başkanı Hüseyin Güler, "Yunan zeybeği ile Türk zeybeği arasında çok belirgin ve keskin farklar bulunmaktadır. Türk zeybeğinde duruş, figürler, adımlama ve dansın içinde saklı olan kahramanlık hikâyesi tamamen farklıdır. Bizim zeybeğimiz bağımsızlığı, cesareti, mağrurluğu ve tarihi efelik geleneğini temsil eder. Bu nedenle öz değerlerimizin korunması, tescillenmesi ve dünya sahnesine doğru anlatılması milli bir görevdir" dedi.