Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Türkiye tarih yazıyor! Son 38 yılın en büyük sırrı çözüldü: Gökyüzünden bereket fışkırdı

Türkiye tarih yazıyor! Son 38 yılın en büyük sırrı çözüldü: Gökyüzünden bereket fışkırdı

Türkiye genelinde aylardır etkili olan sağanak yağışlar, tarihi bir rekoru beraberinde getirdi. Prof. Dr. Yusuf Demir, 1 Ekim 2025 - 31 Mart 2026 dönemindeki su yılı yağışlarının geçen yıla oranla yüzde 87 artarak son 38 yılın zirvesine çıktığını açıkladı. Demir, sosyal medyada dolaşıma sokulan "hava manipülasyonu" ve "iklim silahı" gibi komplo teorilerine de bilimsel kanıtlarla yanıt verdi.

Türkiye, kış aylarından bu yana adeta kesintisiz bir yağış dalgasının etkisi altında yönünü bulmaya çalışıyor. Yurt genelinde barajları dolduran ve toprakları suya doyuran bu bereketli döneme ilişkin en somut veriler akademiden geldi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, son dönemde yaşanan iklim olaylarını ve yağış istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’de özellikle 2025 sonbaharı ile 2026 ilkbaharı arasındaki yağış rejiminin, uzun yıllar ortalamasının çok üzerine çıktığı belgelendi.

Yüzde 87'lik Rekor Artış Kayıtlara Geçti

Resmi veriler üzerinden yaptığı analizleri aktaran Prof. Dr. Yusuf Demir, yağış miktarındaki tarihi sıçramayı şu çarpıcı rakamlarla özetledi:

"1 Ekim 2025 ile 31 Mart 2026 arasındaki su yılı yağışları; normalin yüzde 25, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 87 üzerinde gerçekleşti. Son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı tespit edilmiştir. 2026 kış mevsimi yağışları ise bazı ölçümlerde son 66 yılın zirvesine çıkmıştır."

Sosyal Medyadaki İklim Silahı İddialarına Bilimsel Set

Yağışların ülke genelinde sıra dışı bir yoğunlukta seyretmesi, dijital platformlarda çeşitli spekülasyonları da beraberinde getirdi. Sosyal medyada hızla yayılan “hava manipülasyonu” ve “iklim silahı” iddialarına değinen Demir, bu söylemlerin hiçbir bilimsel tabanı olmadığını vurguladı. Bu tür iddiaların tamamen dezenformasyon kategorisinde yer aldığını belirten Prof. Dr. Demir, meteorologlar ve iklim bilimcilerin bu senaryoları "doğrulanmamış komplo teorileri" olarak nitelendirdiğinin altını çizdi.

Bulut Tohumlama Teknolojisinin Sınırları Neler?

Son günlerde çokça tartışılan yapay müdahalelere de açıklık getiren Demir, bulut tohumlamanın sanıldığı gibi mucizevi ya da tehlikeli bir güç olmadığını belirtti. Yöntemin temel mantığının, atmosferde halihazırda var olan bulutların yağış bırakma ihtimalini artırmak olduğunu ifade eden deneyimli akademisyen, sistemin işleyişini şu sözlerle aktardı:

"Bulut tohumlama için kullanılan en yaygın yöntemler uçaklarla bulut içine madde püskürtmek, yer istasyonlarından atmosfer içine parçacık göndermek, roket veya özel jeneratörler kullanmaktır. Bu işlem için genelde gümüş iyodür, tuz parçacıkları ve kuru buz kullanılır. Bilinmelidir ki bulut tohumlama sıfırdan bulut oluşturamaz, tamamen açık havada yağmur yaptıramaz ve sadece uygun nem ile bulut yapısı varsa etkili olabilir."

Başka Ülkenin Yağmurunu Çalmak Mümkün mü?

Yapılan bilimsel çalışmaların, bulut tohumlamanın yağışı ancak yüzde 5 ila yüzde 20 oranında artırabildiğini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel güç savaşı senaryolarına noktayı koydu. Demir, teknolojinin mevcut sınırlarını çizerek, "Bulut tohumlama bir bulutun ne zaman boşalacağını ve ne kadar yağış bırakacağını etkileyebilir ama bir ülkenin yağmurunu çalmak, fırtınayı başka ülkeye göndermek veya büyük ölçekli iklimi kontrol etmek şu anki teknolojiyle gerçekçi kabul edilmemektedir." diyerek kamuoyunu rahatlattı.