Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Türkiye'nin En Büyük ve En Zengin Aşiretleri Hangileri?

Türkiye'nin En Büyük ve En Zengin Aşiretleri Hangileri?

Türkiye'nin en büyük ve en zengin aşiretleri arasında gösterilen Milli Aşireti (Mılan) kimdir? Abr beyliği, Hamidiye Alayları ve İbrahim Paşa dönemiyle öne çıkan Milli Aşireti’nin tarihi, kökeni ve bölgedeki etkisi…

Türkiye'nin en büyük ve en zengin aşiretleri konusu, özellikle Güneydoğu Anadolu ve Mezopotamya tarihi söz konusu olduğunda sıkça gündeme geliyor. Bu başlık altında en çok dikkat çeken yapılardan biri ise Milli Aşireti, diğer adıyla Mılan olarak bilinen konfederasyon yapısı. Yüzyıllar boyunca bölgesel güç dengelerinde söz sahibi olan bu yapı, yalnızca nüfusuyla değil, siyasi ve askeri etkisiyle de öne çıktı. Abr (beylik) düzeninden devlet benzeri yapılanmaya kadar uzanan süreç, aşiretin tarihsel ağırlığını ortaya koyuyor.

Türkiye'nin En Büyük ve En Zengin Aşiretleri İçinde Milli Aşireti (Mılan) ve Abr Beyliği Yapısı

Milli Aşireti’nin temelini oluşturan yapı “Abr” olarak tanımlanıyor. Abr, beyliğe karşılık gelen bir yönetim modeli olarak biliniyor. Mılanların esasını teşkil eden ve “Yedi Mühür Sahibi Aşiretler” olarak anılan yedi ana kol, bu yapının çekirdeğini oluşturdu.

Bunlar; Kuran, Hıdrekan, Hecikan, Çemıkan, Sinikan, Komnakşan ve Cebikan aşiretleridir. Bu yedi asli unsur bir araya geldiğinde ortak kararlar alır, aşiret reisi ise kendi adına kazıttığı mühürle kararı onaylardı. Bu nedenle söz konusu yedi yapı “Asli Milan” ya da “Bavmiran” olarak anıldı.

Zamanla bu çekirdek yapı genişleyerek Gavmiran olarak adlandırılan ve kralların izinde olan çok sayıda aşireti bünyesine kattı. Toplamda 61 aşiretten oluşan bu konfederatif yapı, Türkiye'nin en büyük ve en zengin aşiretleri arasında gösterilen Milli Aşireti’nin kurumsal gücünü pekiştirdi.

Milli Aşireti (Mılan) Kökeni ve Tarihi Süreç

Milli Aşireti’nin kökenine ilişkin farklı anlatımlar bulunuyor. Ziya Gökalp, Ehmedê Xanî’nin Mem u Zin eserinden hareketle Kurmanç topluluklarının Boti, Mehmedî ve Silîvî olarak üçe ayrıldığını; Silîvîlerin ise Mil ve Zil şeklinde iki kola bölündüğünü aktarır. Osmanlı kayıtlarında da Mil’e bağlı olanlar “Mıli” olarak anılmıştır.

İngiliz yazar Sir Mark Sykes’ın 1906’dan itibaren yaptığı gözlemler ise Mılan aşiretine dair önemli bilgiler içerir. “The Kurdish Tribes of the Ottoman Empire” ve “The Caliphs’ Last Heritage” adlı eserlerinde, Milli Aşireti lideri İbrahim Paşa ile yaptığı görüşmelere yer verir. Bu kayıtlara göre Mılanlar kendilerini ayrı bir soy ve topluluk olarak tanımlamıştır.

Sözlü anlatımlarda, Mil ve Zil’in Hz. Nuh’un oğlu Sam’ın soyundan geldiği ifade edilir. Milan ve Zilan ayrımının ise İslamiyet öncesi döneme uzandığı belirtilir. Bu anlatılar, aşiretin tarihsel hafızasında güçlü bir kimlik inşasına işaret eder.

İbrahim Paşa Dönemi: Türkiye'nin En Güçlü Aşiret Liderlerinden Biri

Türkiye'nin en büyük ve en zengin aşiretleri denildiğinde Milli Aşireti’ni öne çıkaran en önemli figürlerden biri İbrahim Paşa’dır. Viranşehir merkezli güç yapılanmasını zirveye taşıyan Paşa, Hamidiye Alayları’nın önde gelen komutanlarından biri olarak dikkat çekti.

II. Abdülhamit döneminde Hamidiye Alayları’na katılan Milli Aşireti, 11 alayın beşini kendi bünyesinden oluşturdu. İbrahim Paşa, Mirliva rütbesine yükseltildi. Bölgedeki birçok aşireti nüfuzu altına alan Paşa, yalnızca askeri değil siyasi bir güç olarak da öne çıktı.

Mark Sykes, İbrahim Paşa’yı “Kürdistan’ın Taçsız Kralı” olarak tanımlar. Çadırında yürüttüğü yönetim tarzını Attila ve Timur’a benzetir. Onun döneminde Milli Aşireti, doğu sınırlarının güvenliğinde etkin rol oynadı. Ancak artan nüfuzu, merkezi yönetim tarafından zamanla tehdit olarak algılandı.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Milli Aşireti’nin Konumu

III. Mahmut döneminde aşiret Balkan Savaşları’na destek verdi, ardından Kuva-yı Milliye’ye katıldı. Kurtuluş Savaşı sürecinde de cepheye birlik gönderdi. Ancak 1920 yılında yaşanan Milli Aşiret Ayaklanması, devletle ilişkilerde kırılma noktası oldu.

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte aşiretin Mezopotamya’daki etkinliği zayıfladı. Buna rağmen Viranşehir ve çevresinde etkisini sürdürdü. Günümüzde Milli Aşireti mensuplarının Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurt dışında yaşadığı biliniyor.

Viranşehir başta olmak üzere Van, Mardin, Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi birçok ilde yoğun nüfus bulunduğu ifade ediliyor. Ayrıca Suriye, Irak, İran ve Avrupa ülkelerinde de geniş bir diaspora mevcut.

Türkiye'nin En Büyük ve En Zengin Aşiretleri Arasında Neden Öne Çıkıyor?

Milli Aşireti, yalnızca nüfus büyüklüğüyle değil; tarihsel olarak beylik ve konfederasyon düzeyine ulaşmış yapısıyla dikkat çekiyor. Abr sisteminden bend yani devlet benzeri yapılanmaya uzanan süreç, aşiretin bölgesel siyasette belirleyici rol üstlendiğini gösteriyor.

Sözlü kaynaklarda nüfusunun milyonlarla ifade edildiği belirtiliyor. Resmi verilerle teyit edilmese de, Mezopotamya ve çevresinde geniş bir toplumsal ağ oluşturduğu kabul ediliyor. Bölgedeki pek çok aşiretin gelişiminde Milli Aşireti’nin etkisi olduğu yönünde güçlü anlatımlar bulunuyor.

Bu yönüyle Milli Aşireti (Mılan), Türkiye'nin en büyük ve en zengin aşiretleri arasında anılmaya devam ediyor. Tarihsel mirası, askeri gücü ve sosyal örgütlenme modeli, onu yalnızca bir aşiret değil; bölgesel bir yapı haline getirmiş durumda.