Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Üşengeç değilsiniz, 'zihinsel donma' yaşıyorsunuz! İşte görünmeyen yorgunluğun şifreleri

Üşengeç değilsiniz, 'zihinsel donma' yaşıyorsunuz! İşte görünmeyen yorgunluğun şifreleri

Çamaşırları asmak saatler sürüyor, mutfağa gidip ne yiyeceğini bilemeden geri dönülüyor ve tek bir telefon konuşması zihinde devleşiyor... "İşlevsel donma" adı verilen bu hal, hayatına normal şekilde devam eden ama en basit görevler için bile devasa bir enerji harcayan binlerce kişinin ortak dert durağı oldu.

İşlevsel donma yaşayan bireyler hayatı tamamen durdurmuyor; işe gidiyor, çocuklarıyla ilgileniyor ve toplumsal rollerini oynamaya devam ediyor. Ancak arka planda sürekli çalışan zihinsel yük, her adımı olduğundan daha yorucu kılıyor. Çevresi tarafından "normal" algılanan bu kişiler, aslında zihinlerinin stres ve baskı altında sürekli düşük enerjiyle çalışması nedeniyle tükenmişlik yaşıyor. 

"Üşengeç" Değil, Zihinsel Olarak Kapalı!

Kişi kendini çoğu zaman "dağınık" ya da "isteksiz" sanabiliyor; oysa mesele bir şeyi yapmak istememek değil, zihnin artık başlayamaması. Duş almadan önce boşluğa dalmak, mutfaktaki minik bir dağınıklığı toparlayamamak veya bir mesaja günlerce cevap verememek bu durumun en tipik belirtileri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu semptomların özellikle sorumluluklarını hep ön planda tutan ve kendi ihtiyaçlarını erteleyen kişilerde daha sık görüldüğünü belirtiyor. 

Eve Dönünce Gelen "Sessiz Çöküş"

Günün içinde herkesle iletişim kurabilen, aktif görünen bireyler eve adım attıkları anda telefonun sesini bile duymak istemeyebiliyor. Fizikselden ziyade zihinsel bir yorgunluk olan bu durum, beynin en basit kararları bile (ne yiyeceği, ne izleyeceği gibi) devasa bir efor gibi algılamasından kaynaklanıyor. Koltukta saatlerce hareketsiz oturup yapılacakları bilmek ama başlayamamak, zihnin kendini koruma altına alma çabası olarak görülüyor. 

"İdare Etmek" İyileşmek Demek Değildir

İşlevsel donmanın en tehlikeli yanı, kişinin hayatını durdurmadığı için yaşadığı yükün çevresi tarafından fark edilmemesi. Birçok insan yıllarca bu hali karakterinin bir parçası sanıyor. Oysa psikologlar uyarıyor: Sürekli "idare ediyor" halde yaşamak, zihnen sağlıklı olduğunuz anlamına gelmiyor. Sosyal medyada bu kavramın popülerleşmesi, binlerce kişinin tarif edemediği o ağır yorgunluğa ilk kez "isim" koymasını sağladı.