Van Gölü Havzası'nda yeraltı sularının aşırı ve kontrolsüz tüketimiyle iklim değişikliğinin etkilerinin, önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde su krizi yaşatma ihtimalinin uyarısında bulunuldu. Uzmanlar, yeraltı su seviyelerindeki sürekli düşüşün tarımi ekosistem ve içme suyu kaynakları açısından büyük risk oluşturduğunu belirtiyor.
‘Bu havzaya dışarıdan su getirme şansımız yok!’
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası'nın kapalı bir havza olduğuna dikkat çekerek, dışarıdan su getirmenin mümkün olmadığını belirtti. Alaeddinoğlu, suyun bilimsel ve doğru bir kullanımla yönetilmemesi durumunda ilerleyen yıllarda bunun karşılığının ciddi bir içme ve kullanma suyu sorunlarının yaşanması olabileceğini ifade etti.
Tarım ve ekosistem tehlikede
Son yıllarda içme suyu ihtiyacının büyük bölümünün yeraltı sularından karşılandığını belirten Alaeddinoğlu, aşırı ve kontrolsüz kullanım nedeniyle taban su seviyelerinin her geçen yıl daha da düştüğünü kaydetti. Bu durumun hem tarımsal üretimi hem de havzadaki doğal ekosistemi tehdit ettiğini söyleyen Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası’nın önümüzdeki 10-20 yıl içinde ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalabileceğini dile getirdi.
Yağış, Buharlaşma ve Karstik Alanlar Risk Altında
Havzaya dışarıdan su getirmenin son derece maliyetli ve bazı durumlarda imkânsız olabileceğini dile getiren Alaeddinoğlu, bu nedenle mevcut su kaynaklarının dengeli ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Yağışların her yıl aynı düzeyde gerçekleşmediğini ve artan buharlaşmanın su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını kaydeden Alaeddinoğlu, özellikle karstik alanlardaki yeraltı su potansiyelinin bilimsel yöntemlerle detaylı şekilde tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Kayıp-Kaçak ve Tali Havzalar Vurgusu
İçme suyu altyapısındaki kayıp ve kaçak oranlarının yüksek olduğuna da dikkat çeken Alaeddinoğlu, bu oranların düşürülmesi halinde kentin içme suyu ihtiyacının önemli ölçüde karşılanabileceğini ifade etti. Van Gölü Havzası içerisinde yer alan 21 tali havzanın her birinin ayrı ayrı ve bilimsel veriler ışığında yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Alaeddinoğlu, aksi halde artan sıcaklıklar, azalan yağışlar ve buharlaşmanın havzayı ciddi tehditlerle karşı karşıya bırakacağını söyledi.
'Su Yönetimini Başaramazsak Yeraltı Suları da Tükenecek'
Alaeddinoğlu, su yönetiminin başarısız olması durumunda önümüzdeki 10-20 yıl içinde yeraltı su kaynaklarının da tükenebileceğini belirterek, bu durumun içme, kullanma ve tarımsal sulama açısından büyük sorunlara yol açacağını sözlerine ekledi.
Türkiye Su Stresi Altında: Sayılar Alarm Veriyor
Türkiye, yıllık kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının yaklaşık 1.300 metreküp olması nedeniyle “su stresi yaşayan ülkeler” arasında yer alıyor. Uluslararası kriterlere göre bu miktarın 1.700 metreküpün altına düşmesi, su stresi olarak tanımlanırken, nüfus artışı ve iklim değişikliğinin etkisiyle Türkiye’de kişi başına düşen su miktarının 2030 yılı itibarıyla 1.000 metreküpün altına inmesi bekleniyor. Tarım sektörünün toplam su kullanımındaki payının yaklaşık yüzde 70 seviyesinde olduğu ülkede, plansız sulama, artan buharlaşma ve yeraltı sularının aşırı kullanımı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde Türkiye’nin orta vadede su kıtlığı riski ile karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiliyor.