Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Van-Hakkari hattında alarm zilleri çalıyor: Uzmanından kritik yol güvenliği uyarısı

Van-Hakkari hattında alarm zilleri çalıyor: Uzmanından kritik yol güvenliği uyarısı

Van ile Hakkari arasındaki ulaşımın ana damarı olan kara yolu, bu yıl bölgeye düşen rekor seviyedeki yağışlarla birlikte ciddi bir sınavdan geçiyor. Dik yamaçların arasından kıvrılarak ilerleyen güzergâhta, toprağın suya doymasıyla birlikte meydana gelen heyelanlar hem ulaşımı aksatıyor hem de ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor.

Bölgede etkili olan aşırı yağışlar kara yolunu felç ederken, bilim insanları mevcut yapılaşma yöntemlerinin doğanın gücü karşısında yetersiz kaldığını vurgulayarak acil revizyon çağrısında bulundu.

Van ile Hakkari arasındaki ulaşımın ana damarı olan kara yolu, bu yıl bölgeye düşen rekor seviyedeki yağışlarla birlikte ciddi bir sınavdan geçiyor. Dik yamaçların arasından kıvrılarak ilerleyen güzergâhta, toprağın suya doymasıyla birlikte meydana gelen heyelanlar hem ulaşımı aksatıyor hem de ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor.

Doğa olayları kaçınılmaz bir sonuç

Konuyu bilimsel bir perspektifle değerlendiren Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, yaşanan toprak kaymalarının şaşırtıcı olmadığını belirtti. Yolun vadi tabanından ve yüksek eğimli yamaçların arasından geçtiğini hatırlatan Alaeddinoğlu, 2026 yılındaki yoğun yağışların toprağın taşıma kapasitesini aştığını ifade etti. Toprağın suya doyduğunda jeolojik yapısıyla birlikte hareket etmeye başladığını vurgulayan uzman isim, eğimin alt kısmında yer alan kara yolunun bu doğal süreçten doğrudan etkilendiğini dile getirdi.

Mühendislikte yeni dönem şart

Heyelanların sadece yol kapanmasıyla sınırlı kalmayıp can ve mal kayıplarına yol açabilecek potansiyel bir tehlike olduğunu belirten Prof. Dr. Alaeddinoğlu, çözümün doğayla uyumlu mühendislikten geçtiğini söyledi. Mevcut yol yapım tekniklerinin, bölgenin coğrafi şartlarını ve aşırı yağışlı dönemleri göz ardı etmemesi gerektiğini savunan Alaeddinoğlu, şu uyarılarda bulundu:

Bölgedeki eğim yapısı değişmediği sürece, her yoğun yağış döneminde benzer risklerle karşılaşmamız kaçınılmazdır. Bu nedenle yol projelerimizi, doğanın kendi işleyişini ve potansiyel risklerini merkeze alarak yeniden tasarlamalıyız. İnsan hayatını korumak istiyorsak, mühendislik yöntemlerimizi bu coğrafyanın gerçeklerine göre revize etmek zorundayız. Aksi takdirde, doğanın kendi döngüsü içerisinde gerçekleştirdiği bu hareketlilik, ulaşım hatlarımız için sürekli bir tehdit unsuru olmaya devam edecektir.