Van’ın Saray ilçesinde meydana gelen trajik olayda, 5 yaşındaki Hamza Özsoy’un başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğrayarak hayatını kaybetmesi, Türkiye genelinde sokak hayvanları politikasını ve alınması gereken önlemleri yeniden kamuoyunun ilk sırasına yerleştirdi.
Yaşanan acı kaybın ardından sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulunan araştırmacı yazar Taha Kılınç, sokaklardaki başıboş köpek sorununun ulaştığı boyutlara dikkat çekerek sert eleştirilerde bulundu.
Kılınç, doğasında yırtıcılık ve çeteleşme dürtüsü bulunan bu hayvanların sokaklardan tamamen toplanarak kısa süre içinde topluca itlaf edilmesinin tek kesin çözüm olduğunu savundu.

"Biyolojik terör" ve yasal mevzuat eleştirisi
Yazar Taha Kılınç, sorunun çözülmesinin önünde "mama lobisi" olarak nitelendirdiği ekonomik çıkar grupları, barınak inşası adı altında kamu kaynağı israfı yapanlar ve fildişi kulelerinden halkın gerçek acılarını görmeyen sığ bir hayvanseverlik anlayışı olduğunu ileri sürdü.
Durumu bir "biyolojik terör" faaliyeti olarak tanımlayan Kılınç, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile saldırgan hayvanların itlafının yasaklanmasını ve bu canlıların kanunla koruma altına alınmasını eleştirdi. İnsanın en değerli varlık olduğunu ve zarar veren her canlının zararsız hale getirilmesi gerektiğini belirten Kılınç, yetkililerin bu konuda net bir irade ortaya koyamadığını iddia etti.
Yasada uyutma şartları ve belediyelere mühlet
Kamuoyunda "itlaf" tartışmaları sürerken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından 2024 yılında kabul edilen yeni yasa değişikliği sokaktaki süreci farklı bir boyuta taşıdı. Mevcut mevzuata göre sokak hayvanlarının eski usulde topluca zehirlenmesi ya da doğrudan itlaf edilmesi yasal olarak halen yasak kapsamında bulunuyor.
Ancak revize edilen kanunla birlikte; kuduz riski taşıyan, bulaşıcı ve tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan ya da insan yaşamı için akut tehlike oluşturan saldırgan köpeklerin veteriner hekim kararıyla "uyutulması" (ötanazi) yasal bir zemine oturtuldu. Kanun, yerel yönetimlere sahipsiz hayvanları toplayarak barınaklarda bakma ve sahiplendirme zorunluluğu getiriyor.
Son olarak İstanbul Valiliği tarafından Nisan 2026'da yayımlanan resmi yazıda, 5199 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca sahipsiz hayvanları toplama görevini ihmal eden ilçe belediyeleri hakkında Mayıs ayı sonuna kadar adli ve idari süreçlerin başlatılacağı bildirilerek yerel yönetimlere tanınan sürenin sonuna gelindiği sert bir dille hatırlatıldı.