Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Yapay Zeka İstanbul’u Analiz Etti! Sel Riski En Yüksek Bölgeler Açıklandı

Yapay Zeka İstanbul’u Analiz Etti! Sel Riski En Yüksek Bölgeler Açıklandı

İstanbul’un ilçe bazlı sel risk durumu, yapay zeka tabanlı karar destek algoritması kullanılarak ilk kez detaylı şekilde haritalandırıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) iş birliğiyle hazırlanan çalışmada, kentin farklı bölgelerindeki sel riski tehlike, maruziyet ve kırılganlık unsurları birlikte değerlendirilerek analiz edildi.

Hazırlanan haritaya göre sel riskinin en yüksek olduğu ilçeler Fatih, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Güngören ve Beyoğlu olarak belirlendi. Bu ilçelerin yoğun yapılaşma ve nüfus özellikleri nedeniyle risk seviyesinin öne çıktığı ifade edildi.

Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, yapılan analizlerde bu bölgelerin hem geçmiş sel olayları hem de mevcut kentsel yapı dikkate alınarak değerlendirildiğini belirtti.

En Düşük Riskli Bölgeler Belirlendi

Çalışmada sel riskinin en düşük olduğu ilçeler ise Adalar, Şile, Silivri, Sarıyer ve Çekmeköy olarak sıralandı. Bu bölgelerde sel tehlikesinin görece daha düşük seviyelerde olduğu tespit edildi.

Ekmekcioğlu, Avrupa Yakası’nda Silivri, Çatalca ve Sarıyer’in bazı kesimleri ile Anadolu Yakası’nda Şile’nin düşük risk grubunda yer aldığını aktardı.

Avrupa Yakası’nda Risk Daha Yüksek

Araştırmada, İstanbul genelinde Avrupa Yakası’ndaki ilçelerde sel riskinin Anadolu Yakası’na kıyasla daha yüksek olduğu bilgisi paylaşıldı. Anadolu Yakası’nda ise Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir ve Kadıköy ilçelerinin kendi bölgesi içinde daha yüksek risk grubunda yer aldığı belirtildi.

Buna karşın, genel karşılaştırmada Avrupa Yakası’ndaki risk seviyesinin daha belirgin olduğu ifade edildi.

Nüfus Yoğunluğu ve Yapılaşma Etkili

Çalışmada sel riskini belirleyen temel unsurlar arasında nüfus yoğunluğu ve yapılaşma öne çıktı. Özellikle İstanbul’un merkez kuşağında yer alan ve yoğun nüfusa sahip Esenler, Güngören ve Bağcılar gibi ilçelerde riskin daha yüksek olduğu kaydedildi.

Ekmekcioğlu, geçmişte yaşanan sel baskınlarının da bu tespitleri desteklediğini belirterek, yüksek nüfus yoğunluğunun bulunduğu alanlarda riskin arttığını ifade etti.

Yüzey Alanına Göre Risk Dağılımı

Yapılan analizlere göre İstanbul’un yüzey alanının yaklaşık yüzde 10’luk kısmı yüksek tehlike, yüzde 10’luk kısmı orta tehlike ve yüzde 80’lik kısmı düşük veya çok düşük tehlike kategorisinde yer aldı.

Ancak yüksek tehlike altında bulunan yüzde 10’luk alanın önemli bir nüfusu barındırdığı ve bu durumun sel riskini artırdığı bilgisi paylaşıldı.

Yapay Zeka ile Yüksek Doğrulukta Tahmin

Araştırmada kullanılan yapay zeka algoritmasının, topografya, eğim, drenaj ağı, hidrolojik ve meteorolojik veriler ile jeomorfolojik özellikleri geçmiş sel olaylarıyla ilişkilendirerek analiz yaptığı belirtildi.

Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, bu yöntemle sel tehlikesinin yüzde 90 ila 95 doğruluk oranıyla tahmin edilebildiğini açıkladı.

Doğa Temelli Çözümler Önerildi

Çalışma kapsamında sel riskinin azaltılmasına yönelik bazı uygulamalar da paylaşıldı. Buna göre yağmur suyu hasadı, yağmur bahçeleri ve geçirgen zeminler gibi doğa temelli çözümler öne çıktı.

Çatılarda yağmur suyunun biriktirilmesi, hem suyun yeniden kullanımı hem de yağışın yüzey akışına dönüşme hızının azaltılması açısından önemli bir yöntem olarak ifade edildi.