Bunaltıcı yaz sıcaklarının etkisiyle birlikte serinlemek için kapalı alanlardaki iklimlendirme sistemlerine olan yönelim artarken, uzmanlardan hayati önem taşıyan bir uyarı geldi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Faysal Baysal, halk arasında "klima zatürresi" olarak bilinen lejyoner hastalığına dikkat çekerek, rutin bakımı yapılmayan klima ve su sistemlerinin ciddi sağlık tehditleri barındırdığını belirtti.
Su Sistemlerinde Türeyen Görünmez Tehdit
Lejyoner hastalığı, Legionella adı verilen bir bakterinin neden olduğu ağır bir akciğer enfeksiyonu olarak biliniyor. Söz konusu mikroorganizma; klima sistemleri, su depoları, duş başlıkları ve sıcak su tesisatlarında elverişli ortam bulduğunda hızla çoğalabiliyor. Özellikle oteller, hastaneler ve plazalar gibi merkezi iklimlendirme sistemlerinin yaygın olduğu alanlar bu riskin merkezinde yer alıyor.
Bakterinin yayılım mekanizmasına değinen Dr. Baysal, enfeksiyonun kişiden kişiye bulaşmadığının altını çizdi. Hastalığın, bu mikrobu barındıran mikro boyuttaki su damlacıklarının solunması yoluyla vücuda girdiğini ifade etti.
Grip Benzeri Belirtilerle Başlıyor, Solunum Yetmezliğine Götürebiliyor
Bakteriye maruz kalındıktan sonraki 2 ila 10 gün içinde kendini gösteren enfeksiyon; yüksek ateş, şiddetli öksürük, nefes darlığı, kas ağrıları, halsizlik ve bazı vakalarda ishal gibi şikayetlerle başlıyor. Yaz aylarında görülen diğer zatürre türleriyle benzer klinik tablolar çizmesi nedeniyle tanı süreci dikkatli bir tıbbi değerlendirme gerektiriyor.
Özellikle ileri yaştakiler, sigara tüketicileri, kronik akciğer veya diyabet hastaları, bağışıklığı baskılanmış bireyler ve kanser tedavisi görenler bu tablodan en çok etkilenen risk grubunu oluşturuyor. Tedavinin gecikmesi durumunda ise hastaların solunum yetmezliği riskiyle karşı karşıya kalabildiği ve yoğun bakım ihtiyacının doğabildiği belirtiliyor.
Korunmanın Tek Yolu Düzenli Periyodik Bakım
Lejyoner hastalığından korunmada en etkili yöntemin proaktif yaklaşım ve sistematik bakım olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, işletmelerin ve bireylerin klima ile ortak su sistemlerinin periyodik kontrollerini aksatmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Filtrelerin üretici standartlarına uygun şekilde temizlenmesi veya yenilenmesi, uzun süre kapalı kalan klimaların ilk çalıştırma öncesi dezenfekte edilmesi ve iç mekanların nem birikimine karşı sık sık havalandırılması hayati önem taşıyor. Uzmanlar, risk grubundaki kişilerin ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler yaşaması halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini hatırlatıyor.