Henan eyaletinde yer alan geleneksel yeraltı konutları, tarihsel olarak avlu çevresine yerleştirilen tünel biçimli odalardan oluşan dikengyuan mimari tipolojisiyle biliniyor.
University of Hong Kong Mimarlık Fakültesi öğrencileri, bu yapıyı koruyarak modern yaşam koşullarına uyumlu hale getirmeyi hedefleyen bir yeniden tasarım çalışması yürütüyor.
“Underground House of the Future” adlı proje kapsamında, geleneksel yapının karakteristik özellikleri korunurken yaşam konforunu artıracak mimari müdahaleler planlanıyor.
Mimari Yenilikler
Projede avlu etrafında konumlanan tünel biçimli odalar korunuyor. Bununla birlikte iç mekânların daha geniş ve kullanışlı hale gelmesi için yeni mimari çözümler uygulanıyor.
Bu kapsamda yapıya çok yönlü tuğla tonozlar ve üstten gün ışığı alan dikey boşluklar ekleniyor. Bu düzenleme sayesinde iç mekânlara daha fazla doğal ışık ulaşması sağlanıyor.
Doğal aydınlatmanın artırılmasıyla birlikte mekânların daha ferah bir atmosfer kazanması hedefleniyor.
Avlu Tasarımı ve Sürdürülebilirlik
Projede avlu alanı da yeniden düzenleniyor. Avluya yerleştirilen 3B baskı beton teraslar, farklı işlevleri bir araya getiren çok amaçlı alanlar oluşturuyor.
Bu teraslar; oturma alanları, toprak fırın ve bitki yetiştirme alanları gibi kullanım alanlarını bir arada barındıracak şekilde tasarlanıyor.
Aynı zamanda terasların yağmur suyunu emmesi sayesinde sel riskinin azaltılması hedefleniyor.
Su Yönetimi ve Yeniden Kullanım
Yapıya eklenen drenaj kanalları, yağmur suyunun kontrollü şekilde yönlendirilmesini sağlıyor. Fazla su bu kanallar aracılığıyla yeraltı depolarına aktarılıyor.
Bu sistem sayesinde toplanan suyun daha sonra yeniden kullanılabilmesi mümkün hale geliyor. Böylece yapı içinde su yönetimine yönelik sürdürülebilir bir çözüm oluşturuluyor.
Geleneksel Mimari ile Modern Tasarımın Birleşimi
Proje, geleneksel yeraltı mimarisinin korunmasını öncelik olarak ele alırken aynı zamanda günümüz yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak çözümler sunmayı amaçlıyor.
Dikengyuan tipolojisindeki yeraltı evinin yeniden tasarlanmasıyla birlikte hem yaşam konforunun artırılması hem de sürdürülebilir mimari yaklaşımların uygulanması hedefleniyor.
Bu çalışma, tarihsel yapıların modern mimari yaklaşımlarla yeniden değerlendirilmesine yönelik bir örnek olarak öne çıkıyor.