Kastamonu’nun Araç ilçesinde bulunan ve 11 ayrı çağlayandan oluşan Okçular Şelalesi, doğal sit alanı ilan edilerek devlet güvencesiyle geleceğe taşınıyor.
Kastamonu’nun Araç ilçesi sınırlarında, orman dokusunun derinliklerinde gizlenen Okçular Şelalesi, doğaseverlerin yeni uğrak noktası haline geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 8 Nisan tarihinde alınan kararla "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" statüsüne kavuşan bölge, yaklaşık 10 metrelik kayalıklardan süzülen sularıyla ziyaretçilerine görsel bir şölen vadediyor. Yeşilin her tonunu bünyesinde barındıran şelale, özellikle yaz aylarında serinlemek ve doğayla baş başa kalmak isteyenler için eşsiz bir kaçış rotası sunuyor.
Tabiat parkı olma yolunda ilk adım
Bölgenin turizm potansiyelini artırmak ve koruma statüsünü güçlendirmek amacıyla Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri ortak bir çalışma yürütüyor. Şelalenin tabiat parkı ilan edilmesi için başlatılan süreç kapsamında, bölgedeki yaylaları da kapsayan detaylı bir rapor hazırlanıyor. Hazırlanan bu raporun, bölgenin turizm altyapısının geliştirilmesi adına Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne sunulması hedefleniyor.
Yatırım ve tanıtım beklentisi
Okçular Köyü Muhtarı Sabahattin Söğünmez, bölgenin doğal güzelliğinin korunmasının yanı sıra, ziyaretçilerin daha konforlu vakit geçirebilmesi için bazı yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. İlkbahar aylarından sonbaharın sonuna kadar yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahne olan bölgenin, yapılacak çevre düzenlemeleriyle çok daha cazip bir hale gelebileceğini vurgulayan Söğünmez, devlet yetkililerinden destek beklediklerini ifade etti.
Doğa tutkunları için yeni bir rota
Bölge sakinlerinden Alaattin Küçüksıvacı ise şelalenin üst katmanlarında yer alan diğer çağlayanların ve çevredeki yaylaların, doğa yürüyüşü meraklıları için büyük bir potansiyel taşıdığını dile getirdi. Hafta sonları piknik yapmak isteyen vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği bölgenin, bir mesire alanı olarak daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Küçüksıvacı, herkesi bu saklı güzelliği keşfetmeye davet etti.