Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Yunan adasındaki yapay tünelde yeni cırcır böceği türü keşfedildi

Yunan adasındaki yapay tünelde yeni cırcır böceği türü keşfedildi

Kastellorizo Adası'ndaki yapay bir tünelde keşfedilen "Dolichopoda balrogi" adlı yeni cırcır böceği türü, morfolojik analizler ve DNA testleriyle tescillendi.

Ege ve Akdeniz'in kesişim noktasında yer alan biyoçeşitlilik haritasına yepyeni bir canlı türü daha eklendi. Yunanistan'ın Türkiye'ye en yakın konumdaki topraklarından biri olan Kastellorizo (Meis) Adası'nda yürütülen bilimsel saha çalışmaları, tamamen karanlık ve yeraltı ekosistemine uyum sağlamış gizemli bir canlının keşfiyle sonuçlandı. 

Araştırmacılar, adadaki insan eliyle inşa edilmiş eski bir tünelde, daha önce dünya literatüründe kaydı bulunmayan endemik bir mağara cırcır böceği türü tespit etti. Yapılan detaylı morfolojik incelemeler ve genetik (DNA) testlerin ardından türün tamamen özgün olduğu doğrulanarak "Dolichopoda balrogi" adı verildi.

Keşif grubu, adanın tek yeraltı boşluğu olan ve Vigla Dağı'nın sarp yamaçlarında konumlanan 25 metre derinliğindeki insan yapımı tünelde araştırma yaparken bu türe rastladı. Tünel duvarlarının yoğun bir böcek popülasyonuyla kaplı olduğunu fark eden bilim insanları, derinlere inildikçe fiziksel özellikleri standart cırcır böceklerinden ayrışan yeni popülasyonu izole etti. 

Tamamen zararsız ve ışığın bulunmadığı ekstrem ortamlarda hayatta kalma yeteneğine sahip olan D. balrogi, pürüzsüz kahverengi bir gövde yapısına ve mağara duvarları ile tünel çıkıntılarına sıkıca tutunmasını sağlayan oldukça uzun, kavisli bacak morfolojisine sahip.

'Balrog' isminin kökeni ve yer altı ekosistemlerinin kırılganlığı

Biyoçeşitlilik üzerine yayın yapan saygın bilimsel dergilerden "Orthoptera Research" bünyesinde yayınlanan makaleyle dünyaya duyurulan çalışma, yerel biyoçeşitliliğin korunması açısından kritik uyarılar barındırıyor. 

Baş araştırmacı Konstantinos Kalaentzis, elde edilen bulguların biyoçeşitlilik keşiflerinin sadece balta girmemiş tropikal ormanlar ya da derin okyanus çukurlarıyla sınırlı olmadığını gösterdiğini; insan eliyle inşa edilmiş yapıların bile keşfedilmemiş türlere ev sahipliği yapabileceğini vurguladı. Uzmanlar, Dolichopoda cinsi gibi yalnızca tek bir mağaraya veya dar bir yeraltı şebekesine sıkışmış mikroklimatik organizmaların, insan faaliyetleri veya iklim değişikliği kaynaklı yaşam alanı bozulmalarına karşı aşırı derecede hassas ve savunmasız olduğunu belirterek bölgenin koruma altına alınması çağrısında bulunuyor.