Ankara'nın Polatlı ilçesinde yaşayan Mürsel Yetik, yarım asrı aşan bir süredir her gününü not ederek kendi tarihini yazıyor.
Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Hacıtuğrul Mahallesi'nde yaşayan 80 yaşındaki Mürsel Yetik, 1967 yılında vatani görevini yapmak üzere evinden ayrıldığı gün başladığı günlük tutma alışkanlığını, aradan geçen 59 yıla rağmen ilk günkü disipliniyle sürdürüyor. Uzun yıllar çiftçilikle uğraşan ve bugün sağlık sorunları nedeniyle aktif çalışma hayatından çekilen Yetik, kalemi elinden bir an olsun bırakmıyor.
Kişisel bir tarih arşivi oluşturdu
Yetik’in evinde biriken onlarca defter, sadece kendi yaşam öyküsünü değil, aynı zamanda mahalledeki tarım döngüsünden kuraklık yıllarına, komşu köylerdeki vefat haberlerinden Türkiye ve dünyadaki önemli gelişmelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Geçmişin izlerini bugüne taşıyan bu notlar, bölgenin sosyal hafızası niteliğinde bir arşiv oluşturuyor.
Yazmayı bir yaşam biçimi haline getirdiğini belirten Yetik, bu tutkusunu bir tür hastalık olarak tanımlıyor. Askerlik hatıralarından başlayarak günümüze kadar gelen süreçte, çevresinde olup biten her detayı titizlikle kayıt altına aldığını ifade eden Yetik, "Aklıma gelen her şeyi, duyduğum her haberi not ettim. Televizyonda gördüğüm önemli olayları bile akşamına defterime işlerim" diyerek yazma tutkusunu anlatıyor.
Ömrünü satırlara adadı
İlerleyen yaşına rağmen günlük tutma alışkanlığından vazgeçmeye niyeti olmadığını vurgulayan Yetik, bu süreci bir sorumluluk olarak görüyor. Dostlarının da desteğiyle defter ihtiyacını karşılayan Yetik, "80 yaşına geldim, yazmaya devam edeceğim. Ölünce ferahlarım" sözleriyle, hayatının sonuna kadar bu geleneği sürdürme konusundaki kararlılığını dile getiriyor.