İslam dininde yardımlaşma ve sosyal dayanışma büyük önem taşır. Bu anlayışın en temel iki kurumu ise zekat ve sadaka olarak öne çıkar. Günlük hayatta çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da zekat ve sadaka arasında hem dini hüküm hem de uygulama bakımından önemli farklar bulunur. Peki zekat farz mı, sadaka zorunlu mu, sadaka zekat yerine geçer mi ve kimlere verilir?
Zekat ve Sadaka Nedir, Aralarındaki Fark Neler?
Zekat, İslam’ın beş şartından biri olarak kabul edilen farz bir ibadettir. Belirli bir mal varlığına sahip olan ve nisap miktarına ulaşan Müslümanların yılda bir kez mallarının belli bir oranını ihtiyaç sahiplerine vermesi dini bir yükümlülüktür. Bu yönüyle zekat, bireysel bir tercih değil, açık bir ibadet sorumluluğudur.
Sadaka ise gönüllülük esasına dayanan bir yardımdır. Maddi olabileceği gibi manevi de olabilir. Bir ihtiyaç sahibine yardım etmek, birini sevindirmek ya da topluma fayda sağlayacak küçük bir iyilikte bulunmak sadaka kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle zekat ile sadaka arasındaki temel fark, birinin farz olması diğerinin ise nafile bir ibadet niteliği taşımasıdır.
Zekat Farz mı, Sadaka Zorunlu mu?
Zekat vermek, şartları taşıyan her Müslüman için farzdır. Nisap miktarına ulaşan malın üzerinden bir kameri yıl geçmesiyle birlikte zekat yükümlülüğü doğar. Bu ibadet yerine getirilmediğinde dini sorumluluk oluşur.
Sadaka ise zorunlu değildir. Kişi istediği zaman, istediği miktarda sadaka verebilir. Zengin ya da dar gelirli fark etmeksizin herkes gücü oranında sadaka verebilir. Bu yönüyle sadaka, gönüllülüğe dayalı bir ibadet olarak değerlendirilir.
Sadaka Zekat Yerine Geçer mi?
En çok merak edilen sorulardan biri de sadakanın zekat yerine sayılıp sayılmayacağıdır. Dini hükme göre sadaka, zekat yerine geçmez. Çünkü zekat belirli şartlara, oranlara ve kurallara bağlı farz bir ibadettir.
Zekat verirken niyetin açık şekilde zekat olması gerekir. Sadaka niyetiyle yapılan bir yardım, zekat borcunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle nisap miktarına sahip olan kişilerin, sadaka vermiş olsalar dahi ayrıca zekat yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekir.
Zekat Oranı Kaçtır, Nisap Miktarı Nedir?
Zekatın oranı genellikle malın kırkta biri, yani yüzde 2,5 olarak belirlenmiştir. Ancak bu oran; altın, ticaret malı, tarım ürünü ya da hayvancılık gibi mal türlerine göre farklılık gösterebilir.
Nisap miktarı ise zekat vermekle yükümlü olmanın alt sınırıdır. Bu miktar, belirli bir gram altın ya da buna denk mal varlığı üzerinden hesaplanır. Kişinin temel ihtiyaçları ve borçları çıkarıldıktan sonra nisap miktarına ulaşan malı varsa zekat vermesi gerekir.
Zekat Ne Zaman Verilir, Ramazan’da mı Verilmeli?
Zekat için belirli bir ay zorunluluğu bulunmaz. Nisap miktarına ulaşan malın üzerinden bir kameri yıl geçmesiyle birlikte zekat verilebilir. Ramazan ayı, manevi atmosferi nedeniyle sık tercih edilse de dini açıdan belirli bir aya bağlı değildir.
Sadaka ise zaman sınırlamasına tabi değildir. Günün herhangi bir saatinde, yılın herhangi bir döneminde verilebilir.
Zekat Kimlere Verilir, Kimlere Verilmez?
Zekatın kimlere verileceği Kur’an-ı Kerim’de açık şekilde belirtilmiştir. Fakirler, miskinler, borçlular ve yolda kalmış kişiler zekat alabilecek gruplar arasında yer alır.
Ancak zekat; anne, baba, eş, çocuk ve torun gibi bakmakla yükümlü olunan birinci derece akrabalara verilemez. Çünkü bu kişilerin geçimi zaten kişinin sorumluluğundadır.
Sadaka ise çok daha geniş bir kapsama sahiptir. Akrabalara, komşulara, hatta maddi durumu iyi olan kişilere bile gönüllü olarak verilebilir. Gayrimüslimlere yapılan yardımlar da sadaka kapsamında değerlendirilebilir.
Sadaka Manevi Olur mu, Sınırı Var mı?
Sadaka yalnızca maddi yardımla sınırlı değildir. Birine gülümsemek, yol üzerindeki bir engeli kaldırmak, faydalı bir bilgi paylaşmak da sadaka sayılır. Bu yönüyle sadakanın miktar ya da sınır kısıtlaması bulunmaz.
Zekat ise belirli kurallara ve hesaplamalara bağlıdır. Rastgele bir miktar verilmesi yeterli değildir; dini ölçülere uygun hesaplama yapılması gerekir.
Zekat ve sadaka arasındaki farklar, dini hüküm, zorunluluk, miktar, zaman ve verilebilecek kişiler açısından net biçimde ayrılmaktadır. Zekat farz bir ibadet olarak sosyal adaleti sağlamayı hedeflerken, sadaka gönüllü iyiliğin kapısını aralar. Her iki ibadet de toplumsal dayanışmayı güçlendirirken, mükellefiyet bilinci açısından doğru şekilde uygulanması büyük önem taşır.