Antalya'daki otobüs kazasında Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı bilirkişi raporu, felaketin perde arkasını gözler önüne serdi. 50 kilometre hız sınırı olan virajlı yola 95 kilometre hızla giren sürücünün, ıslak zemin ve sisli havayı hiçe saydığı tespit edildi.
Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde 1 Şubat tarihinde meydana gelen ve 10 kişinin yaşamını yitirdiği, 28 kişinin ise yaralandığı elim otobüs kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir aşama kaydedildi. Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan detaylı bilirkişi raporu, kazanın oluşumunda sürücü hatalarının belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Hız sınırını neredeyse ikiye katladı
Soruşturma dosyasına giren raporda, 26 ABG 022 plakalı yolcu otobüsünün kaza anındaki hızı takograf verileriyle netleştirildi. Bölgedeki azami hız sınırının 50 kilometre olmasına rağmen, sürücü İzzet Karağaç’ın aracı 95 kilometre hızla kullandığı belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemelerde, otobüse ait 30 metre uzunluğunda fren izine rastlanırken, aracın 44 metre boyunca bariyerleri parçalayarak sürüklendiği tespit edildi.
Uyarı levhalarına rağmen tedbirsizlik
Raporda, kazanın yaşandığı güzergahın teknik detaylarına da dikkat çekildi. Yolun virajlı, asfaltın ıslak ve nemli, havanın ise sisli olduğu vurgulanan raporda; sürücünün önündeki tehlikeyi bildiren levhaları görmezden geldiği ifade edildi. Kaza noktasına 60 metre mesafede hız sınırı, 30 metre mesafede ise tehlikeli viraj uyarı levhalarının bulunduğu hatırlatıldı.
Sürücü asli kusurlu bulundu
Bilirkişi heyeti, kazada hayatını kaybeden İzzet Karağaç’ın "asli derecede kusurlu" olduğuna hükmetti. Raporda, sürücünün yol ve hava koşullarını dikkate alarak hızını ayarlaması gerektiği, ancak "mahal şartlarının çok üzerinde bir hızla" hareket ederek dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği kaydedildi. Jandarma Genel Komutanlığı'nın derinlemesine analiz raporuyla da desteklenen bu bulgular, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle sonuçlanan facianın temel sebebinin aşırı hız ve tedbirsizlik olduğunu bir kez daha tescilledi.