Meclis'ten geçen “Terörsüz Türkiye” çerçeve yasası, yıllardır evlatlarının yolunu gözleyen ailelerin yüreğine su serpti. Muş’ta, çocuklarının terör örgütü PKK tarafından kandırılarak dağa götürüldüğü iddiasıyla DEM Parti il binası önünde başlatılan evlat nöbeti, 259’uncu haftasında anlamlı bir dönüm noktasına sahne oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçen ve örgütün silah bırakma sürecinin hukûki altyapısını teşkil eden çerçeve yasa, eylemdeki ailelerde büyük bir sevinç yarattı.
Her hafta Çarşamba günleri kararlılıkla bir araya gelen anne ve babalar, ellerinde evlatlarının solmuş fotoğrafları ve "Artık Yeter", "Yakamızdan düşün" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya devam etti. Ancak bu haftaki buluşma, yasama organından gelen haberle birlikte coşku ve umut dolu anlara sahne oldu.
"Barış Yapıldı, Yolunuz Açıldı"
Oğlu Ersin’den 11 yıldır hiçbir haber alamadığını belirten anne Ayten Koçhan, gözyaşları içerisinde dağdaki gençlere seslendi. Yeni yasal düzenlemenin tarihî bir fırsat barındırdığını vurgulayan Koçhan, yaşadığı duyguları şu sözlerle aktardı:
"Ben Ersin’in annesiyim. Oğlum 11 yıl önce gitti ve o günden bu yana kendisinden hiçbir haber alamıyorum. Oğlum, eğer beni görüyorsan ve duyuyorsan, yavrum, artık dön. Bak, biz sevinçliyiz, mutluyuz. Barış yapıldı, sizin de yolunuz açıldı. Siz neyi bekliyorsunuz? Gelin, teslim olun. Biz sizin yolunuzu gece gündüz bekliyoruz."

Yılların Hasreti İçin Teşekkür Mesajı
Kardeşi Harun Yılmaz’ın 23 yıl önce dağa götürüldüğünü dile getiren Mahmut Yılmaz ise yasanın yürürlüğe girmesinin ardından sevinçten uyuyamadıklarını ifade etti. Sürecin ilerlemesinde emeği geçen devlet yetkililerine minnettar olduklarını belirten Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Benim kardeşim Harun 23 yıldır gitmiş. Bu yasanın çıkmış olmasından dolayı çok mutlu olduk. Sevinçten yatamıyoruz. Yasanın yürürlüğe girmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız'a ve Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederim."
Yeni Bir Başlangıcın Eşiğinde
Muş'taki ailelerin kararlı duruşu, Türkiye'nin terörle mücadelede kazandığı yeni vizyon ve toplumsal entegrasyon adımlarıyla birleşirken, uzmanlar çıkarılan çerçevenin dağdaki gençler için örgütsel baskıdan kurtulma adına en güçlü hukûki güvenceyi oluşturduğuna dikkat çekiyor. Yıllardır süren karanlığın yerini barış ve kucaklaşmaya bırakması beklenirken, gözler şimdi dağdan gelecek müjdeli teslim haberlerine çevrildi.