Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler 36 Milyon Dolarlık "Kaldırım Taşı" Vurgununda Şok Detay: Tek Mağdurlu En Büyük Dolandırıcılık

36 Milyon Dolarlık "Kaldırım Taşı" Vurgununda Şok Detay: Tek Mağdurlu En Büyük Dolandırıcılık

Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 16 sanığın yargılandığı davada, İsviçre merkezli bir firmanın Çin'e gönderilmek üzere Tekirdağ'dan yola çıkardığı saf bakırların yerine kaldırım taşı konulmasıyla gerçekleşen devasa vurgunun detayları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.

Cumhuriyet tarihinin tek bir mağdura karşı işlenen en büyük dolandırıcılık vakası olarak kayıtlara geçen 36,5 milyon dolarlık bakır vurgunu davasında sular durulmuyor.

Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 16 sanığın yargılandığı davada, İsviçre merkezli bir firmanın Çin'e gönderilmek üzere Tekirdağ'dan yola çıkardığı saf bakırların yerine kaldırım taşı konulmasıyla gerçekleşen devasa vurgunun detayları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Dava sürecini yakından takip eden müşteki avukatı Kazım Yiğit Akalın, olayın boyutlarına ve yargılamadaki ilerleyişe dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Adalet Arayışında Uzayan Süreç

Davanın geldiği aşamayı değerlendiren Avukat Akalın, mahkemenin Çin'deki adli makamlardan gelecek resmi yazıları bekleme kararı almasının süreci uzattığını belirtti. Akalın, "Dosya aslında tüm delilleriyle tamamlanmış durumda. Çin'de konteynerlerin açıldığı an, içinden çıkanların bakır değil kaldırım taşı olduğu noterlik benzeri kurumlarca tespit edildi ve biz bu belgeleri tercümeleriyle sunduk. Ancak mahkeme, bu belgelerin resmiyetine dair ek yazışmalar talep ederek süreci bekletmeyi tercih etti" ifadelerini kullandı.

İkiz Mühür Oyunu ve Gümrükteki İhmal

Olayın Türkiye ayağındaki delillerin çok net olduğunu savunan Akalın, gümrük sahasında yaşanan "ikiz mühür" skandalına dikkat çekti. Konteynerlerin daha limandan çıkmadan önce mühürlerinin değiştirildiğinin tespit edildiğini belirten Akalın, "Gümrük görevlileri durumu fark edip konteynerleri açtığında gerçek ortaya çıkmıştı. Her şey tutanak altına alındı ve fotoğraflarla belgelendi. Hatta kaldırım taşlarını üreten firma sahibi bile tanık olarak dinlendi ve bu taşları kime sattığını açıkça beyan etti. Ortada bu kadar somut delil varken davanın bu denli uzaması ve sanıklar hakkındaki adli kontrol kararlarının kaldırılması kabul edilebilir değil" dedi.

Sanıklar İçin İstenen Cezalar

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, örgüt yöneticisi oldukları iddia edilen Hasan Kayacıköse ve Soner Çokyiğit hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Diğer 14 sanık için ise 29 yıl 3 aya kadar değişen hapis cezaları isteniyor. Kamuoyu, 22 Ekim'de görülecek bir sonraki duruşmada mahkemenin nasıl bir yol izleyeceğini merakla bekliyor.