Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler Ağırlığa veda, güvenliğe merhaba: Türk mühendislerden devrim niteliğinde akışkan zırh teknolojisi

Ağırlığa veda, güvenliğe merhaba: Türk mühendislerden devrim niteliğinde akışkan zırh teknolojisi

Genç mühendislerin geliştirdiği şeffaf akışkan zırh, ağır çelik yeleklerin yerini alarak güvenlik güçlerine hem hareket kabiliyeti hem de üstün koruma sağlayacak.

SAHA 2026 fuarında görücüye çıkan yerli inovasyonlar, savunma sanayiinde ezber bozuyor. Genç mühendislerin geliştirdiği şeffaf akışkan zırh, ağır çelik yeleklerin yerini alarak güvenlik güçlerine hem hareket kabiliyeti hem de üstün koruma sağlayacak.

Savunma sanayiindeki yerli ve milli hamleler, genç beyinlerin vizyonuyla yeni bir boyuta taşındı. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye’nin teknolojik Ar-Ge gücünü dünyaya kanıtladığı bir vitrin oldu. Fuarda dikkatleri üzerine çeken en önemli yeniliklerden biri, ATAPARS Savunma tarafından geliştirilen akışkan balistik koruma sistemi oldu.

Geleneksel zırhlara göre çok daha hafif ve esnek olan bu teknoloji, şeffaf bir kimyasal yapıyla çelik yeleklerin iç yüzeyini kaplıyor. Darbe sönümleme kapasitesiyle öne çıkan sistem, Jandarma tarafından gerçekleştirilen balistik testlerden başarıyla geçti.

Ağırlık sorununa teknolojik çözüm

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol, mevcut çelik yeleklerin 3 ila 5 kilogram ağırlığa ulaşabildiğini ve uzun süreli görevlerde personel üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirtti. Akyol, yeni nesil akışkan zırhın sağladığı avantajları şu sözlerle özetledi:

"Konvansiyonel yeleklerdeki plakalar arasında kalan boşluklar güvenlik zafiyeti yaratabiliyor. Geliştirdiğimiz bu şeffaf sıvı teknolojisi, vücudu bir su şişesi hafifliğinde sararak tam koruma sağlıyor. Sadece yeleklerde değil, helikopterlerin kritik noktalarında da kullanılabilecek bu sistem, seri üretim aşamasına geçmeye hazır."

Denizlerde dalgayı dize getiren teknoloji

Fuarın bir diğer dikkat çeken yerli icadı ise Külünk Teknoloji imzalı dalga dengeleyici jiroskop sistemi oldu. Türkiye’de ilk kez bir genç mühendis tarafından tasarlanan bu sistem, insansız deniz araçları ve teknelerin dalgalı sularda savrulmasını engelliyor.

20 metreye kadar olan deniz araçlarında prototip aşamasını başarıyla tamamlayan sistem, Türkiye’nin denizcilik teknolojilerindeki iddiasını bir üst seviyeye taşıyor. Prof. Dr. Akyol, Türkiye’nin artık sadece ürün üreten değil, dünyada nadir örneği bulunan teknolojilere imza atan bir Ar-Ge merkezine dönüştüğünü vurguladı.