Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler AXA, iklim krizi ve teknolojik dönüşümlerin doğuşunu haritalıyor

AXA, iklim krizi ve teknolojik dönüşümlerin doğuşunu haritalıyor

AXA'nın yeni raporu, iklim krizi ve teknolojik dönüşümlerin geleceği nasıl şekillendirebileceğini beş yeni senaryo ile aktararak dikkat çekiyor.

Türkiye, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde AXA tarafından hazırlanan "AXA Öngörü Raporu 2026: Geleceklerin Atlası" adlı çalışma, iklim krizi ve teknolojik gelişmelerin geleceği nasıl etkileyebileceğine dair önemli çıkarımlar sunuyor. Rapor, güncel verilere dayanarak beş farklı kurgusal bölge üzerinden, geleceğin öngörülemeyen doğasını ve karmaşık dinamiklerini gözler önüne seriyor.

Gelecek senaryolarının oluşumu

İklim değişikliği, teknolojik ilerlemeler, göç hareketleri, yaşlanan nüfus ve jeopolitik gerilimler, dünyayı bir arada şekillendiriyor. AXA’nın raporu, klasik gelecek tahminlerinin ötesine geçerek, ‘Yeni Gelecek Arketipleri’ yaklaşımı ile farklı coğrafi ve sosyoekonomik konulara dayalı senaryolar sunuyor. Bu arketipler, toplumların geleceği hakkında fikir alışverişine yardımcı olmayı amaçlıyor.

İklim krizinin etkileri ve dönüşüm

Raporda sunulan ilk senaryo olan Ayokarang Resif Bölgesi, hızla kaybolan biyoçeşitliliğin sağlık, biyoteknoloji ve ekonomi açısından stratejik bir değere dönüşmesini ele alıyor. Bu çerçevede, yerel toplulukların, bilim insanlarının ve yatırımcıların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bir diğer senaryo olan Stüdyo Odgrod, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkilerini analiz ediyor ve kentlerden kırsala yönelen yeni bir hareketliliği ortaya koyuyor. Terk edilen tarım alanlarının dijital dönüşümle canlanmasının yanısıra, insanların yaşadığı yerlerin sosyal yapısını da geliştirebileceğini gösteriyor.

Amadare Ağı ise, iklim değişikliği nedeniyle yerlerini terk eden toplulukları, kadınların liderliğindeki iş birlikleriyle anlatıyor. Harmoni Limanı senaryosunda ise, iklim risklerine karşı ileri teknolojiler kullanılarak korunan abonelik tabanlı şehirlerin oluşması öngörülüyor. Ancak güvenliğin bir ayrıcalık haline dönüşmesi, sosyal eşitsizlikleri derinleştirme riskini de barındırıyor.

Son senaryo Marsilya 2, Arktik bölgelerdeki ısınmanın yeni deniz rotaları ve ekonomik rekabet alanları oluşturabileceğini gösteriyor. Bu durum, iklim değişikliğinin yalnızca kayıpları değil, aynı zamanda yeni fırsatlar ve jeopolitik gerilimler getirebileceğini ortaya koyuyor.

AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken, raporla ilgili yaptığı açıklamada, dayanıklı bir geleceğin inşa edilmesi için sigortacılığın evrim geçirmesi gerektiğini vurguladı. Ölken, günümüzdeki karmaşık risklerin yalnızca ileri teknolojilerle değil; adil erişim ile de çözülmesi gerektiğinin altını çizdi. AXA, geleceğin sigorta modelini 'önleyici', 'empatinin' ön planda tutulduğu ve değişen ihtiyaçlara göre adaptif olacak şekilde belirliyor.

AXA Öngörü Raporu, COP31 sürecinde iklim değişikliğine karşı alına bilinen önlemlerin ötesinde, çok disiplinli bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelecekte bizleri bekleyen değişikliklerle ilgili daha iyi anlaşılır bir resim çizebilmek adına kamu, özel sektör ve toplumun iş birliğine ihtiyaç olduğu belirtiliyor.

TÜRKİYE, KASIM AYINDA ANTALYA’DA DÜZENLENECEK COP31’E HAZIRLANIRKEN AXA’NIN "AXA ÖNGÖRÜ RAPORU...

TÜRKİYE, KASIM AYINDA ANTALYA’DA DÜZENLENECEK COP31’E HAZIRLANIRKEN AXA’NIN "AXA ÖNGÖRÜ RAPORU 2026: GELECEKLERİN ATLASI" BAŞLIKLI YENİ RAPORU, İKLİM KRİZİYLE BİRLİKTE HIZLANAN TEKNOLOJİK, TOPLUMSAL VE JEOPOLİTİK DÖNÜŞÜMLERİN GELECEĞİ NASIL YENİDEN ŞEKİLLENDİREBİLECEĞİNİ ORTAYA KOYUYOR.