Kurban Bayramı öncesinde Cebeci Askeri Şehitliği, evlatlarını vatan uğruna toprağa veren ailelerin ve gazilerin hüzünlü buluşma noktası haline geldi.
Kurban Bayramı’nın manevi iklimi, bu yıl da şehit ailelerini ve gazileri Ankara’daki Cebeci Askeri Şehitliği’nde bir araya getirdi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kabristana akın eden aileler, Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve dualarla evlatlarını andı. Mezarların bakımını yaparak çiçeklerle donatan ziyaretçiler, bayramı sevdiklerinin yanı başında karşılamanın burukluğunu yaşadı.
Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı tarafından düzenlenen anma programında, şehit kabirlerine karanfiller bırakılırken, çocuklara bayram harçlığı ve hediyeler verilerek bayram sevinci paylaşılmaya çalışıldı.
Vatanın tapusu şehitlerin emaneti
Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı Gazi Lokman Aylar, şehitlikte yaptığı konuşmada, vatan toprağının her karışında bir kahramanın izi olduğunu vurguladı. Aylar, şehit ailelerinin fedakarlığının milletin onuru olduğunu belirterek, "Şehitlerimizin emaneti olan bu vatana ve bayrağa sahip çıkmak, hepimizin boynunun borcudur. Bugün burada şehitlerimizle bayramlaşıyor, onların huzurunda milletimizin minnetini dile getiriyoruz" dedi.
Terörsüz bir gelecek çağrısı
Konuşmasında terörsüz bir Türkiye hedefine dikkat çeken Aylar, gelecek nesillerin benzer acıları yaşamaması için toplumsal birlikteliğin önemine değindi. Aylar, "Çocuklarımızın mezar taşları başında bayramlaşmak zorunda kalmadığı, terörün tamamen son bulduğu bir geleceği inşa etmek zorundayız. Dün kurşunlara göğsünü siper edenler nasıl bu vatanı koruduysa, bugün de bizler terörsüz bir Türkiye için aynı kararlılığı göstermeliyiz" ifadelerini kullandı.
"O hep bizimle yaşıyor"
Oğlunu ziyaret eden şehit annesi Güldeste Aydın, evladının acısının ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirerek, "O zekasıyla, kişiliğiyle mükemmel bir evlattı. Bizler de onunla birlikte toprağın altına girdik. Onu hiçbir an aklımızdan çıkarmıyoruz, o bizimle yaşamaya devam ediyor" sözleriyle duygularını paylaştı.
Şehit yakını Tuğrul Mert ise şehitliğin bir nasip işi olduğunu belirterek, "Şehitlerimiz, bu toprakların bizim olduğunun en büyük kanıtıdır. Birçoğu, şehadet mertebesine ulaşacağını sanki içine doğmuş gibi hissediyordu. Onlar, bu milletin sarsılmaz inancının temsilcileridir" değerlendirmesinde bulundu.