İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı’nda bir araya gelen bilim insanları, bölgesel krizlerin çözümünde bilim diplomasisini anahtar olarak konumlandıran kapsamlı bir bildirgeye imza attı.
Silivri’de gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, sadece akademik başarıların kutlandığı bir platform olmanın ötesine geçerek, bölgesel istikrar için kritik bir çağrıya sahne oldu. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen toplantıda, ödüllü akademisyenlerin ortak çalışması olan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı.
Akademik birikim politika üretimine dönüşüyor
İlim Yayma Ödülleri’nin temel misyonunun, akademik üretimi toplumsal ve siyasi karar alma mekanizmalarıyla buluşturmak olduğunu belirten Necmettin Bilal Erdoğan, bu kampların bir "ortak akıl" merkezi işlevi gördüğünü vurguladı. Geçtiğimiz yıl sağlık alanında atılan adımların kamu kurumlarında karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yılki bildirgenin bölgesel barışın inşası için çok daha geniş bir perspektif sunduğunu ifade etti.
Bölgesel huzur dış destekle değil, ortak değerlerle mümkün
Bildirgede, Orta Doğu’dan çevre bölgelere kadar uzanan jeopolitik gerilimlerin, dış merkezli çözümlerle aşılamayacağı vurgulandı. Akademisyenler, kalıcı istikrarın askeri ittifaklardan ziyade; eğitim, teknoloji ve ortak bilimsel değerler üzerine kurulması gerektiğinin altını çizdi. Bilim diplomasisi, bu noktada krizleri önleyici ve güven tazeleyici stratejik bir araç olarak tanımlandı.
Türkiye öncü rol üstlenebilir
Türkiye’nin savunma sanayiindeki başarısı, köklü diplomatik tecrübesi ve yükseköğretim kapasitesiyle bu süreçte doğal bir liderlik üstlenebileceği belirtildi. Özellikle uluslararası öğrenci hareketliliğinin, ülkeler arasındaki kültürel ve diplomatik bağları güçlendiren stratejik bir yumuşak güç unsuru olduğu kaydedildi.
Somut çözüm önerileri masada
Bildirgede yer alan sekiz maddelik yol haritası, somut iş birliği mekanizmalarını hedefliyor. Öne çıkan öneriler arasında şunlar yer alıyor:
Ülkeler arası daimi ilmi komisyonların kurulması.
Büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin hayata geçirilmesi.
Ortak araştırma fonlarının oluşturulması.
Deprem, iklim ve enerji gibi kritik alanlarda bölgesel çalışma gruplarının kurulması.
Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının geliştirilmesi.
Bu adımların, bölge ülkelerinin kendi bilimsel birikimlerini birleştirerek küresel sistemdeki belirsizliklere karşı daha dirençli bir yapı oluşturmasını sağlayacağı öngörülüyor.