Türkiye’de her 6 kişiden birinin kronik böbrek hastalığıyla mücadele ettiğine dikkat çeken uzmanlar, erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurgularken, kadavradan organ bağışının artırılması için toplumsal seferberlik çağrısında bulundu.
Bursa, organ nakli cerrahisinde gelinen son noktayı ve böbrek hastalıklarıyla mücadele stratejilerini masaya yatıran kritik bir bilimsel buluşmaya ev sahipliği yaptı. Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi tarafından düzenlenen 6. Canlı Cerrahili Böbrek Nakli sempozyumu, Türkiye’nin dört bir yanından gelen uzman hekimleri bir araya getirdi. Katılımcılar, üç boyutlu laparoskopik yöntemle gerçekleştirilen canlı nakil operasyonunu anlık olarak izleyerek güncel teknikleri yerinde inceleme fırsatı buldu.
Modern Tıp ve Nakil Başarısı
Sempozyumda konuşan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay, böbrek nakli sonrası süreçle ilgili yanlış bilinenlere dikkat çekti. Modern tıbbi yaklaşımlar sayesinde nakledilen organın çok daha uzun ömürlü olduğunu belirten Oktay, düzenli kontrollerin ve biyopsi gibi erken müdahale yöntemlerinin başarının anahtarı olduğunu ifade etti. Oktay, nakil olan hastaların ilk dönemlerde sık, ilerleyen süreçte ise daha geniş aralıklarla takip edilmesinin, organın vücutta uzun yıllar sağlıklı kalmasını sağladığını vurguladı.
Kadavra Bağışında Toplumsal Duyarlılık Çağrısı
Türkiye’deki organ nakli verilerine değinen uzmanlar, canlı vericili nakillerin ağırlıkta olmasının temel nedeninin kadavra bağışındaki yetersizlik olduğunu belirtti. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Soner Duman, 70 bin diyaliz hastası bulunduğunu ve yılda sadece 3 bin 500 kişinin nakil şansı yakalayabildiğini açıkladı. Duman, bu tablonun değişmesi için Sağlık Bakanlığı, müftülükler ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların organ bağışını teşvik edici çalışmalarının kritik önem taşıdığını dile getirdi.
Sessiz Düşman: Kronik Böbrek Hastalığı
Böbrek rahatsızlıklarının genellikle son evreye kadar belirti vermediğine dikkat çeken Prof. Dr. Soner Duman, vatandaşları yıllık düzenli check-up yaptırmaları konusunda uyardı. Özellikle şeker ve tansiyon hastalarının yüksek risk grubunda olduğunu hatırlatan Duman, "Halı sahada maç yaparken yere yığılan ve böbreklerinin iflas ettiğini öğrenen gençlerimiz var. Bu hastalık sinsi ilerler; tuz tüketimini azaltmak ve düzenli kan tahlili yaptırmak, diyalize mahkum kalmamak için en büyük savunma mekanizmamızdır" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, aile sağlığı merkezlerinde yapılacak taramaların, böbrek yetmezliği vakalarını daha oluşmadan engellemek adına hayati bir basamak olduğunu sözlerine ekledi.