Artvin’in sarp yamaçlarında modern tarım makinelerine meydan okuyan köylüler, yüzyıllardır süregelen yardımlaşma geleneğiyle hem doğayı koruyor hem de sofralara en doğal ürünleri ulaştırıyor.
Artvin merkeze bağlı Ortaköy’ün Kaşıkçılar Mahallesi, adeta zamanın durduğu bir üretim merkezi olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 1400 metre yükseklikte, ormanların arasında kurulu olan bu mahallede 120 hane, 25 hektarlık bir alanda tamamen insan gücüne dayalı bir tarım modeli uyguluyor. Teknolojiden uzak, toprağın bereketine inanan köylüler, imece usulüyle bir araya gelerek birbirlerinin tarlalarını kazıyor, ekim yapıyor ve hasat dönemini büyük bir dayanışma içinde geçiriyor.
Doğal Lezzetlerin Kaynağı
Bölgedeki derelerden gelen saf sularla sulanan arazilerde yetişen patates, mısır ve fasulye çeşitleri, kendine has aromasıyla Türkiye’nin dört bir yanından talep görüyor. Köy halkı, zorlu coğrafi koşullara rağmen geleneksel yöntemlerden taviz vermeyerek organik üretimi bir yaşam biçimi haline getirmiş durumda.
Minik Çiftçiden Büyük Azim
Mahallenin en genç üreticisi ise henüz 4 yaşındaki Havvanur Kuru. Elinde küçük kazmasıyla ailesine tarlada eşlik eden minik Havvanur, fasulye ekiminden toprak çapalamaya kadar her işe büyük bir hevesle katılıyor. Çalışkanlığı ve neşesiyle tüm mahallelinin sevgisini kazanan küçük kız, hafta sonlarını iple çekerek köy hayatının en renkli simgesi haline geldi.
Turizm ve Tarım Potansiyeli
Köy Muhtarı Ali Yıldırım, Kaşıkçılar’ın sadece tarımsal üretimiyle değil, bakir doğasıyla da turizm için büyük bir potansiyel taşıdığını vurguluyor. Yıldırım, "Artvin’in en büyük ikinci köyü olan Ortaköy, yüksek rakımlı arazilerinde sunduğu organik ürünlerle öne çıkıyor. Şeker fasulyemizden mısırımıza kadar her ürünümüz, toprağımızın ve suyumuzun kalitesini yansıtıyor. Bu zorlu şartlarda alın teri döken köylülerimiz, aslında bir kültürün de temsilciliğini yapıyor" ifadelerini kullandı.