Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin savunma teknolojilerindeki dönüşümünün bir değişimden öte, tam anlamıyla bir devrim olduğunu belirterek, yerlilik oranındaki %80'lik artışın bağımsız dış politikanın en güçlü teminatı olduğunu vurguladı.
İstanbul’da kapılarını açan SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye’nin yerli üretim gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Fuar alanında incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, beraberindeki heyetle birlikte ASELSAN ve Baykar gibi sektörün öncü kuruluşlarının stantlarını gezerek, Tufan ve Kılıç gibi yeni nesil denizaltı sistemleri hakkında detaylı bilgi aldı.
Geçmişte savunma ihtiyaçlarının büyük bir kısmını dışarıdan karşılayan Türkiye'nin, bugün kendi teknolojisini üreten bir güç haline geldiğine dikkat çeken Yılmaz, "Geçmişte yüzde 80 dışa bağımlı olan bir yapıdan, bugün yüzde 80 yerlilik oranına ulaşan bir savunma sanayiine geçtik. Bu, Türkiye'nin stratejik öngörüsünün bir sonucudur" ifadelerini kullandı.
Savunma Sanayiinde "Amiral Gemisi" Stratejisi
Yılmaz, savunma sanayiinin sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda ekonomik bir lokomotif olduğunu belirtti. Sektörün 20 milyar doları aşan cirosu ve 10,5 milyar dolarlık ihracat kapasitesiyle dünyanın en büyük 11'inci ihracatçısı konumuna yükseldiğini hatırlatan Yılmaz, bu başarının sivil endüstrilere de teknolojik bir sıçrama yaptırdığını ifade etti.
ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ ve Baykar gibi dev firmaların birer "amiral gemisi" görevi gördüğünü belirten Yılmaz, bu şirketlerin etrafında şekillenen yan sanayi ekosisteminin, Türkiye’nin girişimcilik kapasitesini zirveye taşıdığını dile getirdi.
Bölgesel Barış ve Güney Kafkasya Mesajı
Fuar ziyaretinin ardından gündeme dair soruları da yanıtlayan Yılmaz, Ermenistan’da yaşanan bayrak yakma hadisesine değinerek, Güney Kafkasya’da kalıcı barışın önemine vurgu yaptı. Ermenistan yönetimiyle yapılan görüşmelerde olayın kınandığını hatırlatan Yılmaz, "Artık barışa çok az kaldı. Zengezur Koridoru'nun açılması ve orta koridorun gelişimi, bölgenin hem güvenlik hem de refah seviyesini kökten değiştirecektir. Azerbaycan’a bu süreçteki kararlı duruşu için selamlarımızı iletiyoruz" dedi.