Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler "Çevrecilik" maskesiyle başlayan kaosun faturası ağır oldu: Gezi olaylarının üzerinden 13 yıl geçti

"Çevrecilik" maskesiyle başlayan kaosun faturası ağır oldu: Gezi olaylarının üzerinden 13 yıl geçti

Aradan geçen 13 yıla rağmen, kamu mallarına verilen zararlar ve ekonomide açılan milyarlarca dolarlık gedik hafızalardaki yerini koruyor. İstanbul Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında ağaçların taşınması bahanesiyle 27 Mayıs 2013'te fitili ateşlenen olaylar, kısa sürede farklı bir boyuta evrildi.

2013 yılında Taksim'de başlayıp ülke geneline yayılan eylemler, Türkiye'nin huzur iklimini hedef alan bir kalkışmaya dönüşmüştü. Aradan geçen 13 yıla rağmen, kamu mallarına verilen zararlar ve ekonomide açılan milyarlarca dolarlık gedik hafızalardaki yerini koruyor.

İstanbul Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında ağaçların taşınması bahanesiyle 27 Mayıs 2013'te fitili ateşlenen olaylar, kısa sürede farklı bir boyuta evrildi. Sözde çevre duyarlılığı adı altında sokağa çıkan gruplar, illegal yapıların da dahil olmasıyla birlikte Türkiye'nin güven ve istikrar ortamını hedef alan bir kalkışma başlattı. Sosyal medya üzerinden organize edilen eylemler, kısa sürede ülke geneline yayılarak kitlesel bir kaosa dönüştü.

Kamu Malları ve Basın Hedef Alındı

Eylemler süresince kamu binaları, camiler ve belediye otobüsleri öfkeli grupların hedefi haline geldi. Taksim Gezi Parkı'nı işgal eden göstericiler, yasa dışı örgütlerin flamalarını açarak polise karşı sert direniş sergiledi. Olayların bilançosu ise oldukça ağır oldu; 326 iş yeri, 201 araç, 46 kamu binası ve onlarca ambulans kullanılamaz hale getirildi.

Sadece kamu malları değil, olayları takip eden basın mensupları da saldırıların odağındaydı. Canlı yayın araçları ateşe verilen ve ekipmanları tahrip edilen gazeteciler, görevlerini yaparken ciddi yaralanmalar yaşadı. 15 Haziran'da polisin gerçekleştirdiği geniş çaplı operasyonla park tamamen boşaltıldı ve yasa dışı faaliyetlere son verildi.

Ekonomiye Vurulan Darbe ve Yargı Süreci

Gezi kalkışması, Türkiye'nin ekonomik istikrarına da büyük bir darbe vurdu. Yatırımcı algısını zedeleyen ve finansal piyasalarda dalgalanmalara yol açan olaylar, ülkeye milyarlarca dolarlık bir maliyet yükledi. Yaşananların ardından başlatılan hukuki süreçte, olayları organize ettiği ve finanse ettiği öne sürülen 16 isim hakkında hapis cezası istemiyle dava açıldı. 2020 yılında sonuçlanan yargılamalarda, sanıkların bir kısmı beraat ederken diğer dosyalar farklı süreçlere devredildi. Türkiye, kalkışmanın ardından aldığı önlemler ve reformlarla ekonomik yaralarını sarmayı başarsa da, o günlerin bıraktığı izler toplumsal hafızada tazeliğini koruyor.