Tarihi dokusuyla dünya çapında bir değer olan Cumalıkızık’ta, artan ziyaretçi yoğunluğu ve restorasyon eksiklikleri masaya yatırıldı. Uzmanlar, köyün yaşayan bir miras alanı olarak kalabilmesi için acil eylem planı çağrısında bulundu.
Bursa’nın tarihi hazinesi Cumalıkızık, bugünlerde UNESCO Dünya Mirası unvanını koruma mücadelesi veriyor. Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlenen geniş katılımlı değerlendirme toplantısında, köyün karşı karşıya olduğu yapısal ve çevresel tehditler tüm çıplaklığıyla ortaya konuldu. Akademisyenlerden köy temsilcilerine kadar geniş bir yelpazenin bir araya geldiği zirvede, "sınırsız turizm" anlayışının tarihi dokuyu geri dönülemez bir noktaya sürüklediği vurgulandı.
Ziyaretçi Akını Altyapıyı Zorluyor
Toplantıda paylaşılan veriler, Cumalıkızık üzerindeki turistik baskının boyutlarını gözler önüne serdi. Bir günde 34 bin kişiyi ağırlayan köyün, bu denli yoğun bir insan trafiğini kaldıracak sağlık, güvenlik ve yönlendirme altyapısına sahip olmadığı belirtildi. Uzmanlar, bu durumun bir başarı hikayesi olarak görülmemesi gerektiğini, aksine kontrolsüz bir kalabalığın tarihi dokuyu tahrip ettiğini savundu. "50 bin kişiye hediyelik eşya üretecek bir kapasitemiz yok" diyen yetkililer, rezervasyon sistemine dayalı, kontrollü bir turizm modeline geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Restorasyonda Eşitsizlik Eleştirisi
Köydeki yapı stoğunun durumu ise endişe verici bir tablo çiziyor. 259 evden 151’inin müdahale beklediği köyde, kamu binalarının restorasyonuna öncelik verilirken, yerel halkın evlerinin büyük kısmının kaderine terk edildiği ifade edildi. Köy halkının kendi imkanlarıyla sınırlı sayıda restorasyon yapabildiğini belirten uzmanlar, koruma yükünün tamamen köylünün sırtına bırakılmasının haksızlık olduğunu dile getirdi. Özellikle "komşumun evi yapıldı, benimki neden bekliyor?" sorusunun yarattığı toplumsal huzursuzluğun, koruma bilincini zedelediği kaydedildi.
Dışarıdan Gelen Baskı Daha Büyük Risk
Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri, Cumalıkızık’ın sadece kendi içindeki sorunlarla değil, Bursa’nın kentleşme baskısıyla da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu yönündeydi. Sanayileşme, rant odaklı çevre yapılaşmaları ve tarım alanlarının kaybının, UNESCO miras alanını çevreleyen doğal dokuyu tehdit ettiği belirtildi.
Gelecek Nesillere Miras Bırakma Sorumluluğu
Katılımcılar, Cumalıkızık’ın korunmasının siyaset üstü bir mesele olduğu konusunda görüş birliğine vardı. Fiziksel restorasyonun tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan uzmanlar; kadın emeğinin, kırsal yaşam kültürünün ve köyün belleğinin korunması gerektiğini ifade etti. Toplantı, kurumlar ve yerel halkın ortak akılla hareket etmesi gerektiği mesajıyla sona erdi. Amaç, bu kadim mirası sadece bugünün turizm geliri olarak değil, gelecek kuşaklara aktarılacak bir emanet olarak korumak.