İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da düzenlenen TRT Next programında yaptığı konuşmada, teknoloji şirketlerinin sunduğu araçların ötesine geçerek insan zihnini ve toplumsal anlatıları manipüle eden bir güç odağına dönüştüğüne dikkat çekti.
İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde, geleceğin dünyasını inşa edecek genç yetenekler, akademisyenler ve sektör temsilcilerini buluşturan TRT Next etkinliği, teknoloji ve insanlık arasındaki kritik dengeyi masaya yatırdı. Etkinliğe katılan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijitalleşmenin sunduğu imkanların yanı sıra, bireysel ve toplumsal özgürlükler üzerindeki gölgeyi vurgulayan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Yapay Zeka Çağında Yeni Bir Tahakküm Mücadelesi
Duran, Palantir gibi teknoloji devlerinin yayınladığı manifestoların, devlet ve teknoloji şirketlerinin iç içe geçtiği yeni bir jeopolitik düzeni işaret ettiğini belirtti. Teknoloji ile savaşların birbirini beslediği bir "kısır döngü" içinde olduğumuzu ifade eden Duran, "Artık atom çağını geride bıraktık, yapay zeka çağındayız. Bu yeni dönemde caydırıcılık tamamen algoritmalar ve veri hakimiyeti üzerinden kurgulanıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Algoritmalar Bilincimizi mi Yönetiyor?
Teknoloji şirketlerinin sunduğu yazılımların masumiyetini sorgulayan Duran, filtre balonları ve yankı odaları aracılığıyla bireylerin karar alma mekanizmalarının dışarıdan yönlendirildiğine dikkat çekti. İnsan olmanın özüne dair kritik sorular soran İletişim Başkanı, "Yapay zekaya karar verdirdiğimiz, nöral çiplerle yeteneklerimizi artırdığımız bir dünyada, zihin üzerindeki kontrol kimde olacak? Yarı insan yarı makineye evrilen bir süreçte bilincimizin nerede duracağını tartışmak zorundayız" dedi.
Dijital Benlik ve Küresel Hegemonya
Teknolojik rekabetin aslında büyük bir uluslararası güç mücadelesi olduğunu vurgulayan Duran, Amerika ve Çin arasındaki hegemonya savaşında, Türkiye'nin "Dünya beşten büyüktür" vizyonuyla daha adil bir düzeni savunduğunu belirtti. Duran, "Dijital benliğimiz tarafından yönetilen bir topluma dönüşmemeliyiz. Türkiye, sadece söz söyleyen değil, Libya'dan Karabağ'a kadar kriz bölgelerinde hakikati savunan bir aktör olarak bu mücadelenin merkezindedir" ifadelerini kullandı.
Hakikatin Korunması İçin Stratejik Mücadele
Gazze'de yaşananların Batı merkezli liberal değerlerin iflasını gözler önüne serdiğini belirten İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı'nın temel misyonunun dezenformasyonla mücadele ve hakikatin korunması olduğunu yineledi. Duran, "Amacımız, vatandaşlarımızın bilgi kirliliğinden arındırılmış, güvenli ve gerçekçi bir habitat içerisinde yaşamasını sağlamaktır" diyerek sözlerini noktaladı.