Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde yıllar önce tespit edilen kemik parçaları ve şahsi eşyalar, faili meçhul suçları araştıran özel ekiplerin titiz çalışması sonucu yeniden gündeme alındı. 2014 yılında Tatlıçayır Mahallesi Pamukçayı mevkiinde su seviyesinin düşmesiyle ortaya çıkan insani kalıntılar, yürütülen kapsamlı adli incelemeler neticesinde 11 yıllık bir cinayet dosyasının kapısını araladı.

Adli Tıp ve DNA Analizleriyle Kimlik Tespiti
İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen ilk incelemelerde, bulunan kemiklerin genç bir kadına ait olduğu saptandı. Uzun süre yürütülen aramalardan sonuç alınamaması üzerine daimi arama kararı verilen dosya, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan özel bir birim tarafından tekrar incelemeye alındı.
Bölgedeki 144 kayıp kadın vakasını mercek altına alan ekipler, 2013 yılında izini kaybettiren Dilek Kalkan'ın ailesinden alınan DNA örneklerini karşılaştırdı. Yapılan laboratuvar analizleri sonucunda, dere yatağındaki kalıntıların %99,99 oranında Kalkan’a ait olduğu kesinleşti.

HTS ve Baz Sinyalleri Şüphelileri İşaret Etti
Soruşturmayı derinleştiren jandarma ekipleri, Kalkan'ın kaybolmadan önceki telefon trafiğini ve geçmişe dönük HTS kayıtlarını analiz etti. İncelemelerde genç kızın sağlık kayıtlarına da ulaşılarak kaybolduğu dönemde hamile olduğu belirlendi.
Teknik takibi daraltılmış baz çalışmalarıyla sürdüren JASAT ekipleri, şüphelilerin telefon sinyallerinin olayın gerçekleştiği bölge ve çevresiyle eşleştiğini tespit etti. Elde edilen kuvvetli deliller doğrultusunda belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Gözaltına Alınan Şüphelilerden 2'si Tutuklandı
Düzenlenen operasyonda 7 şüpheli gözaltına alınarak adli makamlara sevk edildi. "Kadına karşı kasten öldürme" suçlamasıyla hakim karşısına çıkarılan Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı, dosyadaki somut deliller ve kuvvetli suç şüphesi nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
