Doğu Karadeniz'deki çeşitli bölgelerde son yıllarda artan istinat duvarı çökmeleri, dik topoğrafya ve yoğun yağışın etkisiyle güvenlik endişelerini yükseltiyor. Son olarak 10 Temmuz'da Rize'de yaşanan olay, eğimli arazilerde yapılaşmanın zorunlu olduğu yerlerde göçmelere yol açarken, istinat duvarlarının projelendirilmesi, uygulanması ve denetim süreçlerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yüksek dağlık alanlar, dar yerleşim alanları ve yıl boyunca devam eden yoğun yağışlar, istinat duvarlarını konutlardan ulaşım ağlarına kadar birçok yapıda kritik unsurlar haline getiriyor. Yamaçlarda inşa edilen konutlar, yollar ve altyapı tesislerinde kullanılan istinat duvarları, toprak hareketlerini engelleyerek can ve mal güvenliğini koruma işlevi görüyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Sivrikaya, bölgedeki istinat duvarı çökmelerini değerlendirerek, coğrafi yapı, tasarım süreçleri ve uygulama hataları üzerindeki görüşlerini paylaşıyor.
“Karadeniz’in coğrafyası, istinat duvarlarını daha da kritik hale getiriyor,” diyen Sivrikaya, drenaj ve filtrasyon eksikliğinin göçmeleri artırdığını vurguladı. “Eğimli bir bölgedeyiz ve ülkemizde en fazla yağış alan yerlerden birindeyiz. Ağırlık tipi taş istinat duvarlarının tasarımında bu iki faktör son derece önemli. Çökmelerin sebeplerine baktığımızda, genellikle tasarım hatası, imalat sorunları veya imalatın işlevini gerçekleştirememesi gibi durumlarla karşılaşıyoruz,” şeklinde konuştu.
Sivrikaya, sahadaki incelemelerde önemli eksikliklerle karşılaştıklarını belirtirken, “İstinat duvarlarının tasarımı geoteknik mühendislik kapsamında ele alınmalı ve uzman kişiler tarafından yapılmalıdır,” dedi. Uzmanlık gerektiren konuların sadece mühendislik hesaplamalarıyla sınırlı olmadığını, sahada doğru uygulamaların kritik olduğunu vurguladı.
Ayrıca, yüksek istinat duvarlarında doğru sistem seçiminde dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Sivrikaya, “Duvarın yüksekliği arttıkça, gövdeye etki eden devrilme momentinin de arttığını unutmamalıyız. Bu, yerden gelen yan yükleri dengelemek için duvarın tasarımında ciddi değişiklikler gerektirir,” diye ekledi.
2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ile istinat duvarı projelerinin zorunlu hale getirildiğini belirten Sivrikaya, asıl problemin uygulama ve denetim aşamasında ortaya çıktığını söyledi. Projelerin standartlara uygun olarak uygulanmasının yeterince denetlenememesi, önemli bir eksiklik oluşturmaktadır. “Etkin bir denetim mekanizmasının kurulması, benzer sorunların önüne geçmek açısından kritik önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.

DOĞU KARADENİZ'DE SON YILLARDA FARKLI NOKTALARDA MEYDANA GELEN İSTİNAT DUVARI ÇÖKMELERİ, DİK TOPOĞRAFYA VE YOĞUN YAĞIŞIN ETKİLİ OLDUĞU BÖLGEDE GÜVENLİK ENDİŞELERİNİ ARTIRIYOR.
