Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler Ekonomik çöküşün eşiğindeki Bolivya’da tansiyon zirvede: Madenciler başkenti savaş alanına çevirdi

Ekonomik çöküşün eşiğindeki Bolivya’da tansiyon zirvede: Madenciler başkenti savaş alanına çevirdi

Bolivya’nın başkenti La Paz, son yılların en şiddetli protestolarından birine sahne oluyor. Ekonomik darboğazın getirdiği hayat pahalılığı ve enerji arzındaki kesintiler, sendikalı işçileri ve çiftçileri harekete geçirdi.

Ülke genelinde derinleşen yakıt krizi ve dolar kıtlığına karşı sokağa inen maden işçileri, hükümetin istifasını talep ederek güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi.

Bolivya’nın başkenti La Paz, son yılların en şiddetli protestolarından birine sahne oluyor. Ekonomik darboğazın getirdiği hayat pahalılığı ve enerji arzındaki kesintiler, sendikalı işçileri ve çiftçileri harekete geçirdi. Özellikle madencilik sektöründe faaliyet gösteren gruplar, çalışma sözleşmelerinin iyileştirilmesi ve yakıta erişim sorunlarının çözülmesi talebiyle hükümete bayrak açtı.

Plaza Murillo’da gergin bekleyiş

Protestocuların hedefindeki ana nokta, ülkenin kalbi sayılan Plaza Murillo oldu. Başkanlık sarayına ulaşmaya çalışan kalabalık gruplar ile güvenlik güçleri arasında sert çatışmalar yaşandı. Kentin dört bir yanından gelen patlama sesleri endişeyi artırırken, eylemcilerin ana yolları trafiğe kapatması sonucu binlerce ağır vasıta otoyollarda mahsur kaldı.

Görüşmeler sonuçsuz kaldı

Olayların fitili ateşlenmeden hemen önce, 20 kişilik bir madenci heyetinin Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz ile başkanlık sarayında bir araya geldiği öğrenildi. Ancak gerçekleştirilen bu kritik zirveden somut bir çözüm çıkmaması, sokaklardaki öfkeyi daha da tırmandırdı. Madenciler, talepleri karşılanana kadar eylemlerine devam edeceklerini duyurdu.

Evo Morales’ten protestolara destek

Ülkedeki kaos ortamı siyasi arenada da yankı buldu. Hakkındaki hukuki süreçlerle gündemde olan eski Devlet Başkanı Evo Morales, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla göstericilere destek verdi. Morales, mevcut ekonomik tablonun yapısal bir krize dönüştüğünü belirterek, gıda ve yakıt gibi temel sorunlar çözülmediği sürece toplumsal hareketliliğin durdurulamayacağını savundu.