Adana’nın Saimbeyli ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki emekli imam hatip Hayfi Demirboğa, emekli olduktan sonra çocukluk tutkusu olan arıcılık ile yeni bir yaşam tarzı oluşturdu. Toros Dağları’nın 1600 rakımındaki Avcıpınarı ve Beypınarı Yaylası
Doğada geçen bir yaşam
Hayfi Demirboğa, arılarıyla birlikte doğayla iç içe bir yaşam sürdürüyor. Çocukluk yıllarındaki arı sevgisinin hiç azalmadığını belirten Demirboğa, emekliliği sonrası zamanının büyük bir kısmını yaylada geçirdiğini ifade etti. Her gün karakovanlarının başında arılarını takip ederek doğanın ritmiyle yaşıyor. Oğul veren arıları kendi elleriyle karakovanlara alan Demirboğa, bu süreçte üretimin tamamen doğal şartlarda gerçekleştiğini vurguluyor.
Doğallığın önemi
Demirboğa, karakovanlarda hazır petek kullanılmadığını, arıların peteklerini tamamen kendi emekleriyle ördüğünü belirterek, bölgedeki doğallığın balın en önemli özelliği olduğunu ifade etti. Yılda yalnızca bir kez bal hasadı yaptığını kaydeden Demirboğa, bu yöntemle baldaki su oranının en düşük seviyeye indiğini ve aromasının daha yoğun hale geldiğini de sözlerine ekledi.
Emekliliğinde çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdüğünü dile getiren Demirboğa, "Çocukluğumdan beri arı meraklısıyım. Babamın da arıları vardı. 1989 yılında görev yaptığım dönemde maaşımın yarısından fazlasını vererek ilk karakovanımı aldım. O günden bu yana arılarım benim için her şey oldu" şeklinde konuştu.
Son olarak, bölgenin katran ve ardıç ağaçlarıyla dolu olduğunu belirten Demirboğa, bu bitkilerin aromasının balı etkilediğini ve bu nedenle balın kalitesinin arttığını ifade etti. Çevresinde birçok farklı bal türü olmasına rağmen, kendi ürettiği balın sağlıklı bir alternatif olarak tercih edildiğini belirtti.

Emekli imam, Toroslar'ın zirvesinde arılarla doğal yaşamı seçti