Diyarbakır, 15 Temmuz 2025 tarihinde yaşanan ve genç bir kadının yaşamını yitirdiği vahşi cinayetin hukuk mücadelesine kilitlendi. Yenişehir ilçesinde evine giderken eski eşi tarafından kurşun yağmuruna tutulan İlayda Alkaş davasında, sanık Cemal Alpaslan’ın "pişmanım" savunması ve aile içindeki derin çatlaklar gün yüzüne çıktı.
Sokak Ortasında İnfaz: 12 Kurşunla Gelen Ölüm
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin soğukkanlılıkla planlandığına dair çarpıcı bulgular yer aldı. Olay günü maktulün evinin yakınındaki bir kıraathanede saatlerce pusu kuran Cemal Alpaslan, İlayda Alkaş’ı görür görmez ateş açtı. Yapılan incelemelerde talihsiz kadının vücudunda tam 12 mermi girişi tespit edildi. Cinayetin ardından kayıplara karışan zanlı, 5 ay sonra Habur Sınır Kapısı'ndan ülkeye giriş yaparken güvenlik güçlerince kıskıvrak yakalanarak adalete teslim edildi.
"Gözüm Döndü" Diyerek Tahrik İndirimi Aradı
Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Alpaslan, savunmasında olayı "anlık bir gelişme" gibi yansıtmaya çalıştı. Sosyal statüsünü korumak adına "pişmanlık" vurgusu yapan sanık, maktulün kendisine hakaret ettiğini iddia ederek suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarda bulundu. Ancak savcılık, cinayetin "tasarlayarak" işlendiğinin altını çizerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebini yineledi.
Duruşma Salonunda Şoke Eden Tavır: Anne Şikayetçi, Baba "Rahat"
Davanın en sarsıcı anları ise aile fertlerinin ifadeleri sırasında yaşandı. Anne Hülya Alkaş, kızının sistematik şiddet gördüğünü, hamileyken darp edilerek bebeğini düşürdüğünü ve defalarca kaçmaya çalıştıklarını gözyaşları içinde anlattı. Kızını ölüme götüren süreçte kimseden destek görmediğini belirten anne, sanığın en ağır cezayı almasını istedi.
Buna karşın, baba M.A.'nın mahkemedeki tutumu herkesi hayrete düşürdü. Kızının şiddet gördüğüne şahit olmadığını öne süren baba, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etti. Eski eşinin "Vicdanın rahat mı?" sorusuna ise soğukkanlı bir şekilde "Rahat" cevabını vermesi duruşma salonunda soğuk rüzgarlar estirdi.
Hukukçulardan "İndirim Uygulanmasın" Çağrısı
Müşteki avukatları, sanığın duruşmaya tıraşlı ve takım elbiseli gelerek mahkeme heyeti üzerinde "mağdur" imajı yaratmaya çalıştığını savundu. Haksız tahrik indiriminden yararlanmak isteyen sanığın bu oyununa geçit verilmemesi gerektiğini belirten hukukçular, adaletin tecelli etmesi için en üst sınırdan ceza verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 21 Eylül tarihine erteledi.