Antalya'da sahur dönüşü vahşi bir saldırı sonucu hayatını kaybeden paramedik Hamit Aras'ın davasında, acılı annenin feryadı yürekleri dağladı. Mahkeme salonuna oğlunun fotoğrafıyla gelen anne, adaletin bir an önce tecelli etmesini istedi.
Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dördüncü celsesinde, 30 yaşındaki sağlık çalışanı Hamit Aras'ın ölümüyle sonuçlanan gasp ve darp olayının detayları bir kez daha masaya yatırıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Muhammet Emir K. ve Savaş İnceoğulları katılırken, Gökhan A. ise SEGBİS sistemi üzerinden hazır bulundu.
Kemik yaşı tartışması mahkemeye damga vurdu
Davanın seyrini değiştirebilecek kritik bir gelişme yaşandı. Bir önceki duruşmada talep edilen kemik yaşı raporu mahkemeye ulaştı. Raporda, sanıklardan Muhammet Emir K.'nın kemik yaşının 22 olduğu belirtildi. Sanık avukatı, müvekkilinin hastane doğumlu olduğunu ve 18 yaşından küçük olduğunu savunarak doğum belgesi ibraz ederken, maktulün avukatı Kerem Polat yaş tahsisi talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, bu talebi kabul ederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Acılı annenin adalet arayışı
Duruşma salonuna oğlunun portresiyle giren anne Şükriye Tavşan, sanıkların tutumuna ve sürecin uzamasına tepki gösterdi. Gözyaşları içinde mahkeme heyetine seslenen Tavşan, "Niye uzuyor bu dava? Bir an önce cezalansınlar ki ben de biraz olsun rahatlayayım. Burada sanıkları gördükçe acım tazeleniyor, artık kendimi kaybedecek noktaya geldim. Ne olur bir an önce karar verin de bir daha bu kapıya gelmek zorunda kalmayayım" ifadelerini kullandı.
Olayın geçmişi
3 Mart 2025 gecesi Muratpaşa ilçesinde yaşanan olayda, görev yaptığı istasyondan evine dönen paramedik Hamit Aras, dört kişilik bir grubun sigara talebini geri çevirdiği için vahşice darbedilmişti. Kafasına aldığı darbeler sonucu ağır yaralanan ve 3 gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Aras'ın çantası da gasp edilmişti. Olayın ardından yakalanan şüphelilerden ikisi tutuklanırken, diğer iki isim adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Şüphelilerin, gasp ettikleri çantayı yakarak delilleri yok etmeye çalıştıkları da ortaya çıkmıştı.