Oğlunu kazada kaybeden Özer Aci, Eylem Tok’un mektubundaki sulh iddialarını reddederek, adaletin yerini bulması için mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.
İstanbul Eyüpsultan’da yaşanan ve Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trajik kazanın yankıları sürüyor. Kazanın ardından oğlu Timur Cihantimur ile birlikte ABD’ye kaçan ve orada yakalanarak tutuklanan Eylem Tok, cezaevinden kaleme aldığı mektupta, acılı aileyle "sulh anlaşması yaparak helalleştiklerini" öne sürdü. Bu iddialar, evlat acısı yaşayan baba Özer Aci’yi adeta çileden çıkardı.
Helalleşme iddiasına kesin ret
Tok’un mektubundaki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirten baba Aci, kendisiyle herhangi bir irtibat kurulmadığını ve böyle bir anlaşmanın tarafı olmadığını dile getirdi. "Biz kan bağı olan varisleriz, benimle kimse helalleşmedi" diyen Aci, Tok’un mektubunda kendi çocuğunun eğitimine ve iyi bir birey olduğuna dair yaptığı vurgulara da tepki gösterdi. Aci, "Benim evladım da yetim kaldı, kendi çocuğunun iyiliğinden bahsederken bizim yaşadığımız acıyı hiçe sayıyor" ifadelerini kullandı.
Maddi beklenti iddialarına yanıt
Baba Aci, oğlunun kaybı üzerinden herhangi bir maddi pazarlık yapıldığı iddialarına da sert çıktı. "Oğlumun maddi ve manevi değerini satacak kadar alçalmadım" diyen Aci, adaletin yerini bulmasını beklediğini ve bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağını belirtti. Merhamet beklediğini ancak karşısında sadece kendi evladını düşünen bir tutum gördüğünü ifade eden acılı baba, "Allah beter eylesin, adalet önünde hesap verecekler" dedi.
Olay gecesine dair şüpheler sürüyor
Eylem Tok’un "olay yerinde değildim" ve "telefonu almadım" şeklindeki savunmalarını da eleştiren Özer Aci, delillerin her şeyi ortaya koyacağını savundu. Kayıp telefonun Tok’un aracında bulunmasına dikkat çeken Aci, "Oğlum 81 dakika boyunca hastaneye ulaştırılamadı. Eğer insani bir davranış sergileselerdi belki de bugün yaşıyor olacaktı" diyerek, 13 Temmuz’daki mahkeme sürecinin gerçekleri gün yüzüne çıkaracağına olan inancını yineledi.