Gaziantep’in Seyrantepe Mahallesi’nde sakin bir gün, 47 yaşındaki H.K.’nin yediği elma parçasının nefes borusuna kaçmasıyla bir anda can pazarına dönüştü. Annesinin fenalaştığını ve nefes alamadığını gören 18 yaşındaki E.K., büyük bir panikle 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. İşte o andan itibaren, telefon hattının diğer ucunda hayat ile ölüm arasındaki o ince çizgiyi belirleyen bir "kurtuluş diyaloğu" başladı.
PANİK ANLARINDA GELEN HAYAT ÖPÜCÜĞÜ GİBİ TALİMATLAR
Çağrıyı yanıtlayan 19 yıllık deneyimli acil tıp teknisyeni ve ilk yardım eğitmeni Çiğdem Özkaya, hattaki korku dolu sesleri duyar duymaz profesyonel bir soğukkanlılıkla devreye girdi. Aileyi sakinleştirmeye çalışan Özkaya, bir yandan ambulans sevkini koordine ederken diğer yandan saniyelerin bile kritik olduğu o anlarda telefondan ilk yardım dersi vermeye başladı.
TELEFONDAKİ SES REHBER OLDU, EŞİ HAYATA DÖNDÜDÜ
Teknisyen Özkaya’nın talimatları üzerine harekete geçen baba F.K., eşinin arkasına geçerek doğru manevrayı uygulamaya başladı. Özkaya’nın "şimdi bastırın" direktifleriyle uygulanan Heimlich manevrası saniyeler içinde sonuç verdi. Boğazındaki yabancı cismi dışarı atan H.K., yeniden nefes almaya başladı. Olayın ardından aileyi tekrar arayarak sağlık durumlarını kontrol eden Özkaya, "Hastaneye bile gitmeye gerek kalmadan bir hayatın kurtulmasına vesile olmak tarif edilemez bir duygu," sözleriyle yaşadığı mutluluğu paylaştı.
"GÖRMEĞİMİZ BİR ELİN HAYATINA DOKUNUYORUZ"
Vatandaşlara ilk yardım eğitiminin hayati önemini hatırlatan deneyimli teknisyen Özkaya, "Küçük bir hamle, bir insanın yaşamı ile ölümü arasındaki tek fark olabilir. Gaziantep 112 ekibi olarak bizler, hattın diğer ucunda kişiyi görmesek bile, doğru müdahaleyi yaptırarak o elin hayatına dokunuyoruz," diyerek basit müdahalelerin devasa sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.
Boğulma tehlikesini atlatan aile ise, sağlık ekiplerinin zamanında ve profesyonel yönlendirmesi sayesinde bugün sevdikleriyle bir arada olmanın şükrünü yaşıyor.