Rusya ve Belarus arasındaki stratejik geçiş noktalarından biri olan Gomel Sınır Kapısı, sabah saatlerinin ilk ışıklarında ardı ardına gerçekleşen dron saldırılarıyla sarsıldı. Ticâri tırların ve uluslararası nakliye araçlarının bulunduğu alanda meydana gelen patlamalar, bölgeyi bir anda savaş alanına çevirdi. Olay sırasında evrak işlemlerini halletmeye çalışan ve araçlarında dinlenen Türk tır şoförleri, kâbusu yaşadı.
Artvin'in Hopa ilçesinden yola çıkan ve ekmek parası için uluslararası nakliye yapan Türk şoförler, saniyelerle ölümden döndü. Yara almadan kurtulan nakliyeciler, yaşadıkları dehşet anlarını ve bölgedeki vahim tabloyu gözler önüne serdi.
"Uykumuzda Bombalandık, Önümüzdeki Araçlar Vuruldu"
Saldırı anında yaşananları aktaran tır şoförlerinden Muhammet Cinkaya, olayın sabahın erken saatlerinde evrak işlemleri sırasında patlak verdiğini belirtti. Rusya tarafına geçiş yaptıktan hemen sonra hedef alındıklarını söyleyen Cinkaya, yaşananları şu sözlerle dile getirdi:
"Rusya tarafından Gomel sınır kapısına geçtik. Evraklarımızı yaptırırken Ukrayna’nın dronlu saldırısına uğradık. İki tane İran arabası tamamen infilak etti. Saldırıdan kaçalım derken önümüzdeki bir Belarus arabasını da vurdular. Yanan aracın yanından geçerek bölgeden sağ salim çıkmayı başardık. İki Belarus askerinin de vurulduğunu gördük. Şu an durumumuz iyi ancak can güvenliğimiz yok."
Bir diğer tanık Şentürk Şimşek ise saat 07.00 sıralarında araçlarında uyudukları esnada patlamalarla sarsıldıklarını ifade etti. Uyandıklarında gökyüzünde dronların uçuştuğunu belirten Şimşek, çevredeki araçların hedef alındığını ve büyük bir panik yaşadıklarını kaydetti. Sabah saat 08.00 civarında da devam eden saldırılarda en az 3-4 tırın tamamen yandığı öğrenildi.

Türk Devletine Acil Çağrı: "Can Güvenliğimiz Yok"
Uluslararası krizin ve çatışmaların tam ortasında mahsur kalan Türk şoförler, bölgede yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmadığına dikkat çekti. Sadece ticaret yaptıklarını ve hiçbir tarafla husumetleri olmadığını vurgulayan nakliyeciler, Ankara'ya seslenerek acil diplomatik koruma ve yardım talebinde bulundu.
Şoförler yaptıkları ortak çağrıda, "Bizim buraya gelmemiz ve can güvenliğimizi sağlamamız için Türk devletinin bize ne gibi bir yardımı olabilirse bunu devlet olarak dile getirsinler. Rusya ile, Belarus ile, Ukrayna ile görüşsünler. Biz şoförüz, bizim hiçbir suçumuz yok. Savaşın hiçbir türlüsü iyi bir şey değil. Devletimizden bir an önce bu duruma çare bulmasını arz ediyoruz." diyerek yetkilileri göreve çağırdı. Bölgeden güvenli bir noktaya geçen şoförlerin endişeli bekleyişi sürerken, olay diplomatik çevrelerde de geniş yankı uyandırdı.