Mesleğe ilkokul yıllarında adım atan ve Beyoğlu'nun ışıltılı dünyasında yıldızları giydiren usta terziler, çırak bulamamanın hüznünü yaşıyor. Karaman'da ısmarlama terziliğin son temsilcileri, sanatlarının sessiz sedasız yok oluşunu izliyor.
Karaman'ın Fenari Mahallesi'ndeki küçük dükkanında 58 yıldır kumaşlara hayat veren 71 yaşındaki Ali Yavuz, mesleğinin altın çağlarına tanıklık etmiş bir isim. İlkokul sıralarından sonra başladığı terzilik serüvenini İstanbul Beyoğlu'nun usta ellerinde pişiren Yavuz, 1980'de memleketine dönerek kendi tezgahını kurdu. Bugün geriye dönüp baktığında, bu mesleğin kendisine ev, araba ve huzurlu bir yaşam sunduğunu gururla anlatıyor. Ancak Yavuz'un gözlerindeki tek burukluk, dükkanının kapısından içeri girecek bir çırağın artık yetişmiyor oluşu.
Yeşilçam'ın efsaneleri onun elinden giyiniyordu
Bir dönemler bayram öncesi yoğunluktan sipariş almayı durdurduklarını belirten Yavuz, o günleri şöyle anımsıyor: "Beyoğlu'nda çalıştığım yıllarda Salih Güney, Aytaç Arman ve Fikret Hakan gibi dönemin ünlü isimlerine takım elbiseler dikerdik. Yedi sekiz kalfa ile yetiştiremezdik. Bugün ise konfeksiyonun yaygınlaşması ve gençlerin bu sanata ilgisizliği, ısmarlama terziliği bitme noktasına getirdi. Yine dünyaya gelsem yine terzi olurdum ama ne yazık ki bizden sonra bu bayrağı devralacak kimse kalmadı."
Son temsilciler veda hazırlığında
Ali Yavuz'un 45 yıllık mesai arkadaşı ve kalfası 58 yaşındaki Atilla Hızal ise durumun vahametini rakamlarla gözler önüne seriyor. Karaman genelinde 120 civarında terzi bulunduğunu ancak bunların sadece 4'ünün gerçek anlamda ısmarlama takım elbise dikebildiğini ifade eden Hızal, "Bizler bu sanatın son bekçileriyiz. Ne çırak geliyor ne de kalfa yetişiyor. Bizimle birlikte bu zanaat da tarihin tozlu sayfalarına karışacak" diyerek sektördeki derin boşluğa dikkat çekiyor.