İstanbul’un kuzey hattında yer alan sekiz orman köyünde sürdürülen mandacılık faaliyetleri, düzenlenen festival ile görünürlük kazanıyor. Etkinlik, mandaların ve onlarla birlikte yaşayan insanların pastoral pratiklerinin sürekliliğini kutlamayı amaçlıyor. Festival programı, mandaları ve haklarını merkeze alarak, bu hayvanların zarar görmüş sulak alanların onarılmasındaki anahtar rollerini vurguluyor. Otlatma pratiklerinin arazinin yeniden canlandırılması üzerindeki etkisi, festivalin temel temalarından birini oluşturuyor.
Altyapı Projeleri ve Değişen Arazi Kullanımı Tehdidi
Güncel verilere göre İstanbul’un sulak alan meralarında yaklaşık 4.000 manda ve 40’ı aşkın mandacı varlığını sürdürüyor. Ancak bu yaşam biçimi, bölgedeki artan altyapı projeleri ve değişen arazi kullanım kararları nedeniyle risk altında bulunuyor. CLIMAVORE x Jameel at RCA tarafından yürütülen Manda Müşterekleri projesi, bu post-endüstriyel sulak alanlardaki çok-türlü yaşam biçimini desteklemek için uzun soluklu saha çalışmaları yürütüyor. Proje, İstanbul’un gıda kuşağının bir parçası olan bu ekosistemlerin korunmasını hedefliyor.
Geniş Katılımlı Etkinlik Programı ve Atölyeler
Şehir çapındaki bir kampanyanın parçası olan festival; yerel örgütleri, ekoloji savunucularını, hayvan hakları aktivistlerini, biyologları ve üreticileri bir araya getiriyor. 16 Mayıs’taki program kapsamında mera yürüyüşleri, çocuk korteji, canlı müzik dinletileri ve çocuklara yönelik atölye çalışmaları düzenlenecek. Ayrıca yerel üreticilerin ürünlerini sergilediği bir pazar ve tadım etkinlikleri de katılımcılara sunulacak. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Manda ve Mandacı Portre Yarışması’nın kazananlarına, "lopka" olarak bilinen geleneksel manda çanları ödül olarak takdim edilecek.
Yeni Bir Girişim: Lopka Yoğurt Markası ve Gastronomi Kampanyası
Bu yılki festivalin en dikkat çeken başlıklarından biri, adını manda çanlarının özgün biçiminden alan Lopka markasının lansmanı olacak. Orman köylerindeki mandacılarla geliştirilen bu yoğurt markası; Ariste Peynir ve İstanbul Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) desteğiyle hayata geçirildi. Lopka, İstanbul’un muhallebicilik kültürüne dayanan manda sütü geleneğini modern mutfakla birleştirirken, sulak alanların korunmasına finansal ve kültürel bir zemin oluşturmayı amaçlıyor.
Restoran İş Birlikleriyle Şehir Çapında Dayanışma Ağı
Festival kapsamında 10-17 Mayıs tarihleri arasında restoranlarla iş birliği içinde bir LOPKA kampanyası yürütülecek. Çeşitli restoranların menülerinde özel tariflerle yer alacak olan LOPKA, hem bir yoğurt markası hem de bir gastronomi hareketi olarak tanımlanıyor. Bu ağ ile kent sakinlerinin sulak alan ürünleriyle buluşturulması ve manda sütü geleneğinin yaşatılarak mandacıların ekonomik olarak güçlendirilmesi hedefleniyor. Kampanya, tehlike altındaki ekosistemlerin onarımı için şehir çapında bir dayanışma modeli sunuyor.