Sivas’ta bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, bir Kangal köpeğinin yeni doğan kuzuyu çoban gelene kadar koynuna alarak sahiplenmesi izleyenlerin içini ısıttı. Sosyal medyada ilgi gören bu görüntüler, Kangal köpeklerinin koruyucu ve şefkatli yönünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye’nin milli değeri olarak bilinen Kangal köpekleri, yalnızca cesaretleri ve koruyucu özellikleriyle değil, merhametli yönleriyle de dikkat çekmeye devam ediyor. Sivas’ta bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilen bu özel an, kısa sürede sosyal medyada beğeni topladı. Görüntülerde, sürüyü korumakla görevli bir Kangal köpeği, henüz yeni doğan bir kuzuyu koynuna alarak adeta sahipleniyor. Kangalın, kuzuyu sıcak tutmaya çalışmasının ardından kuzu yanından ayrıldığında ağlamaya başlaması, izleyen herkesi duygulandırdı.
Sosyal medyada büyük ilgi gören bu görüntüler, Kangal köpeklerinin sürüdeki yavrularla yıllar içinde geliştirdiği içgüdüsel bağı bir kez daha gözler önüne serdi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Yurdakul, Kangal köpeklerinin sürü içerisindeki en savunmasız hayvanları koruma eğiliminde olduğunu belirtti. Yurdakul, "Kangal köpekleri sürüde ne kadar güçsüz veya hasta hayvan varsa onları koruma altına alır. Çevreyi sürekli denetleme ve gözetleme özellikleri sayesinde en küçük bir tehlikeyi dahi sezebilirler. Kangal çoban köpeğinin şefkati ve sahiplenme duygusu, diğer birçok hayvana göre daha üst seviyededir. Yavru döneminden itibaren farklı türdeki hayvanlarla aynı ortamda büyüdükleri için onlara karşı güçlü bir şefkat geliştirirler. Sahiplenici yapıları sayesinde dışarıdan gelecek her türlü tehlikeye karşı koruyucu özelliklerini hemen ortaya koyarlar. Kangal köpekleri, güçsüzün ve zayıfın yanında olan köpeklerdir," dedi.
İbrahim Yurdakul, Kangal köpeğinin sürüde güçsüz ya da hasta hayvan gördüğünde onları koruma altına aldığını ifade ederek, "Kangal köpeği, sürü yönetmekten ziyade koruyucu özelliğiyle ön plana çıkmaktadır. Özellikle koruma içgüdüsü, hayvan sahibine olan sadakati ve hayvanlara karşı sahiplenme içgüdüsüyle dikkat çeker. Kangal köpekleri, bir ve dört aylıkken özellikle kuzular, koyunlar ve keçilerle beraber olduğu için aynı ortamda onları bir aile olarak görüyor. Aralarındaki bu iletişim, bir bağlılık oluşturuyor. Bu durum köpeklerde oksitosin dediğimiz bir hormonun salınmasına sebep oluyor. Kangal köpekleri, sürüde ne kadar güçsüz veya hasta hayvan varsa onları koruma altına alır ve tehlike anında çevreyi denetleme, gözetleme özellikleri sayesinde en ufak tehlikeyi sezip tedbir alabiliyorlar," şeklinde konuştu.
“Güçsüzün ve zayıfın yanında olur” diyerek sözlerine devam eden Yurdakul, Kangal’ın diğer hayvanlara karşı da şefkat besleyebildiğini belirtti. Kangal köpeği, büyüme sürecinde sahibinin ses tonundan kendisine şefkat ya da azarlama gösterildiğini kolaylıkla anlayabilen bir hayvandır. Kangal çoban köpeğinin şefkati ve sahiplenmesi, diğer hayvanlara göre daha üst seviyededir. Yavru döneminde diğer hayvanlarla bir arada bulunmalarından kaynaklı bu şefkat, Kangalları farklı kılan bir özelliktir. Dışarıdan gelen tehlikelere karşı hemen koruyucu özelliklerini gösterirler. Kangal köpekleri, güçsüzün ve zayıfın yanında olan bir köpektir."

Kangal, çoban gelene kadar kırsalda doğan kuzuya kendi yavrusu gibi sahip çıktı