Belçika Kraliçesi Mathilde’nin onur konuğu olduğu İstanbul’daki özel panelde, Türkiye ve Belçika arasındaki stratejik ortaklıklar ile küresel lojistik ağlarının geleceği masaya yatırıldı.
Beşiktaş Deniz Müzesi, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik bağları güçlendiren önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Belçika Ekonomik Misyonu Semineri kapsamında düzenlenen "Kritik Altyapı: Ekonominin Güçlendirilmesi" başlıklı panele Belçika Kraliçesi Mathilde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş katıldı.
Stratejik ortaklıkta yeni vizyon
Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Belçika arasındaki diplomatik geçmişin iki asra dayandığını hatırlatarak, bu köklü dostluğun ticaret, savunma ve teknoloji gibi pek çok alanda somut iş birliklerine dönüştüğünü vurguladı. Uraloğlu, "İki ülke arasındaki ilişkiler istikrarlı bir yükseliş grafiği çiziyor. Denizcilikten demiryoluna kadar birçok alanda fikir birliğine vardık, şimdi bu vizyonun teknik detaylarını hayata geçireceğiz" dedi.
Küresel ticaretin merkez üssü Türkiye
Türkiye’nin coğrafi avantajlarına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, ülkenin sadece 4 saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkeye erişim sağlayan devasa bir lojistik merkez olduğunu belirtti. Uraloğlu, "Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika'nın kesişim noktasında yer alıyor. Bakü-Tiflis-Kars hattı ve Marmaray gibi projelerle kıtaları birbirine bağladık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek demiryolu hattıyla da kapasite darboğazlarını tamamen aşmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Kalkınma Yolu ve alternatif rotalar
Bölgesel ticaretin çeşitlendirilmesi gerektiğini savunan Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin önemine değindi. Irak’ın Fav Limanı’ndan başlayarak Türkiye’ye uzanan 1200 kilometrelik demiryolu ve karayolu hattının, küresel tedarik zincirleri için kritik bir alternatif oluşturacağını belirten Bakan, "Bu proje hayata geçtiğinde, Hürmüz Boğazı gibi kriz noktalarına olan bağımlılık azalacak ve kesintisiz bir ticaret hattı kurulacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Yeşil dönüşümde demiryolu vurgusu
Dünya ticaretinin büyük bir kısmının deniz yoluyla yapıldığını ancak emisyon hedefleri doğrultusunda demiryolu yatırımlarının önceliklendirilmesi gerektiğini kaydeden Uraloğlu, şunları söyledi: "Deniz taşımacılığında emisyonu düşürmek zaman alıyor, ancak demiryolu sistemlerinde bu dönüşümü çok daha hızlı ve pratik bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. Kriz dönemlerinde demiryolunun stratejik önemi bir kez daha anlaşıldı; bu nedenle yatırımlarımızı bu alanda yoğunlaştırmaya devam edeceğiz."