Afyonkarahisar'da geçtiğimiz Ocak ayında yaşanan dehşet verici olay, çocuğun ölümü üzerine yapılan incelemelerle ortaya çıktı. 4 yaşındaki Y.E.Y, yüksekten düştüğü iddiasıyla hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. İlk olarak bir kaza sonucu hayatını kaybettiği düşünülen küçük çocuğun cinayete kurban gittiği, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından yürütülen soruşturma neticesinde belirlendi.
Soruşturma süreci ve aile dinamikleri:
Olayın ardından derinlemesine bir soruşturma başlatan jandarma, Y.E.Y'nin düşüşüyle ilgili çelişkili ifadeler veren aile üyelerinin sorgusunu gerçekleştirdi. JASAT dedektifleri, çocuğun mevcut sağlık durumu ve otopsi raporunu da inceleyerek, anne Z.K., üvey baba B.K., dede M.K., ve babaanne A.K.’yi gözaltına aldı. Dede M.K., olay günü torununu B.K. ile birlikte koyun otlatmaya götürdüğünü, dönüşte B.K.’nin yaralı çocuğu kendisine getirdiğini itiraf etti.
Çocuğun durumu ve ailenin tepkisi:
Mahkeme süreci sonrasında üvey baba B.K., ’kasten adam öldürme’ suçlamasıyla tutuklandı. Ancak, ifadesinde suçu kabul etmeyerek olayı yalanladı. Çevre sakinlerinden alınan bilgiler de, üvey babanın küçük çocuğu sürekli olarak dayak attığına dair iddialarla dikkat çekti. Üstelik, B.K. ve Z.K. çocuğun vefatından sadece 3 gün sonra resmi nikah kıyarak evlendiler. Bu durum, toplumda büyük bir infiale neden oldu ve anne Z.K.'nın olayı gizlemesindeki nedenler üzerinde soru işaretleri yarattı.
Yaşanan bu trajik olay, aile içindeki sorunların ve duyarsızlığın ne kadar ileri gidebileceğinin bir örneği oldu. Çocuğun ölümündeki gerçeklerin üzerinin örtülmesi ve sonrasında anlaşılması, söz konusu aile üyelerinin psikolojik durumları ve toplumsal baskılar altında nasıl davrandıklarını sorgulattı.

YUNUS EMRE YAKAR