Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler Türkiye'yi sarsan Leyla Aydemir cinayetinde amcaya ceza yağdı

Türkiye'yi sarsan Leyla Aydemir cinayetinde amcaya ceza yağdı

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra dere yatağında cansız bedenine ulaşılan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada mahkeme, amca Yusuf Aydemir'e verilen cezanın gerekçesini tamamladı.

Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne dair davada, amca Yusuf Aydemir’e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı sonuçlandı. Mahkeme, küçük Leyla’nın bir süre alıkonulup, öldürüldükten sonra bilinçli bir şekilde dere kenarına bırakıldığı kanaatine vardı.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 15 Haziran 2018 tarihinde Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte Bezirhane köyüne giden Leyla’nın kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarına rağmen, çocuğun 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan dere kenarında ölü olarak bulunması hatırlatıldı.

Kararda, adli tıp raporlarında ölüm nedeni kesin olarak belirlenememiş olsa da Leyla’nın açlık veya susuzluktan ölmediği, uzun süre bakımsız kaldığını gösteren herhangi bir bulgunun da tespit edilmediği vurgulandı. Ayrıca, yoğun arama faaliyetleri sırasında bulunamayan Leyla’nın, denetimlerin azalmasının ardından dere yatağında ortaya çıkmasının tesadüf olamayacağı ifade edildi.

Aile İçi Husumet ve Gizlenen Gerçekler

Mahkeme, küçük kızın rızası dışında belli bir süre alıkonulduğu ve öldürüldükten sonra fail tarafından bulunma ihtimali yüksek bir noktaya bırakıldığı sonucuna vardı. 3 yaşındaki Leyla'nın herhangi bir kişiyle husumet yaşamasının mümkün olmadığını belirten mahkeme, cinayetin anne ve babasıyla husumeti olan biri tarafından işlenmiş olabileceğine dikkat çekti.

Kararda ayrıca, Leyla’nın kaybolduğu tarihten cesedinin bulunduğu güne kadar geçen süreçte yakın akrabaların evlerinde arama yapılmadığı ve çocuğun bu süre içinde köydeki akrabalardan birinin evinde saklanmış olabileceği sonucuna ulaşıldı.

Dijital İzler Savunmayı Çökertti

Tanık ifadeleri doğrultusunda, suçun aile içinde işlendiğinin bilindiği ve bu nedenle olay hakkında bilinçli şekilde konuşulmaktan kaçınıldığı ifade edildi. Mahkeme, Yusuf Aydemir’in kullandığı SIM karta bağlı mobil internetin 15 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olduğunu, Leyla’nın cansız bedeninin bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğini tespit etti. Sanığın, "telefonunu tamire verdiği ve bu nedenle internet kullanamadığı" yönündeki savunması ise dosyadaki görüntü kayıtlarıyla çeliştiği kaydedildi.

Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir’in olay sonrasında akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullandığı ve bunun suçtan kurtulmaya yönelik bir davranış olarak değerlendirilebileceği ifade edildi. Mahkeme, Yusuf Aydemir’in Leyla’yı gizli bir yerde sakladıktan sonra, kaybolduğunun anlaşılmasının ardından evinde ve ardından serin bir bölümde gizlediğini belirtti.

Yusuf Aydemir'in zaman zaman aramalara katılmadığı, telefonunu kapatıp çocuğun bulunduğu yere gittiği ifade edilerek, Leyla’nın bir süre sütle beslendiği ve ardından adli tıp tarafından kesin zamanda belirlenemeyen bir tarihte öldürüldüğü kanaatine varıldığı aktarıldı. Mahkeme, arama ve denetim faaliyetlerinin azalmasının ardından Yusuf Aydemir’in küçük kızın cansız bedenini traktörüyle köye yakın bir dereye bıraktığını değerlendirdi.

Yargıtay Bozmuştu: Amcaya Ceza, Diğer Sanıklara Beraat

Bu davada, ilk yargılamada Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada tüm sanıklar beraat etmiş, ancak Yargıtay tarafından karar hukuka aykırı bulunarak bozulmuştu. Yeniden görülen davada mahkeme, Yusuf Aydemir’i "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise toplam 9 yıl hapis cezasına mahkum etti. Diğer sanıklar ise beraat etti.