Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler Marmaris’te "kaza" denilip rafa kaldırılan dosya 3 yıl sonra cinayet davasına dönüştü

Marmaris’te "kaza" denilip rafa kaldırılan dosya 3 yıl sonra cinayet davasına dönüştü

İlk etapta "kendi kendini vurdu" denilerek kapatılan dosya, kızının hukuk mücadelesiyle yeniden açılınca gerçeği ortaya çıkardı. Muğla’nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023 tarihinde nakliyeci Abdullah Uslu’nun hayatını kaybettiği olay, aradan geçen üç yılın ardından bir cinayet soruşturmasına evrildi.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde 2023 yılında yaşanan şüpheli ölüm, yürütülen titiz soruşturma ve yeni delillerle aydınlatıldı. İlk etapta "kendi kendini vurdu" denilerek kapatılan dosya, kızının hukuk mücadelesiyle yeniden açılınca gerçeği ortaya çıkardı.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023 tarihinde nakliyeci Abdullah Uslu’nun hayatını kaybettiği olay, aradan geçen üç yılın ardından bir cinayet soruşturmasına evrildi. O dönemde alkollü olduğu ve silahını beline yerleştirirken kazara kendini vurduğu iddiasıyla "taksirle ölüme sebebiyet" kapsamında takipsizlik kararı verilen dosya, maktulün kızı Aylin Kızılca’nın itirazı üzerine yeniden incelenmeye başlandı.

Kriminal Raporlar "Kaza" İhtimalini Çürüttü

Soruşturmayı derinleştiren Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yerindeki fiziksel bulguları ve kriminal raporları mercek altına aldı. 18 Nisan 2023 tarihli kriminal inceleme, silahın düşme veya çarpma gibi dış etkenlerle kendi kendine ateş almasının teknik olarak mümkün olmadığını kanıtladı. Ayrıca olay yerindeki mermi çekirdeği ve kovanların konumunun, ilk ifadelerde yer alan "havaya ateş edildi" senaryosuyla tamamen çeliştiği tespit edildi.

Adli tıp incelemeleri ise Abdullah Uslu’nun 20 ila 40 santimetre gibi oldukça yakın bir mesafeden vurulduğunu doğruladı. Şüphelilerin ellerinde ve yüzlerinde bulunan atış artıkları, olayın gerçekleştiği sırada silaha çok yakın olduklarını veya doğrudan müdahale ettiklerini gözler önüne serdi.

Kayıp Kamera Kayıtları ve Şüpheli İletişimler

Soruşturmanın en kritik dönemeçlerinden biri, "çalışmıyor" denilen güvenlik kamerası kayıt cihazının şüphelilerle bağlantılı bir adreste bulunması oldu. Siber Suçlar Daire Başkanlığı’na gönderilen cihazdaki veriler, olayın planlı olabileceğine dair şüpheleri güçlendirdi. Ayrıca CMK 135 kapsamında yapılan telefon dinlemelerinde, şüpheliler arasında geçen "Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi seni maddi yönden yakar" şeklindeki konuşmalar, soruşturma dosyasına önemli bir delil olarak girdi.

Eşin İtirafları Dengeleri Değiştirdi

Soruşturma sürecinde savcılıkta yeni bir ifade veren maktulün eşi S.U., önceki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve komşuları H.A. tarafından yönlendirildiğini iddia etti. Olay gecesi bir arbede yaşandığını anlatan S.U., eşinin silahı almaya çalışırken aralarında itiş kakış yaşandığını ve bu sırada silahın ateş aldığını öne sürdü. S.U., daha önceki "ağız birliği" iddialarını doğrulayarak, olay sonrası delillerin karartılması sürecinde de şüphelilerin organize hareket ettiğini savundu.

İki Kişi Cezaevine Gönderildi

Yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında maktulün eşi S.U. ve komşusu H.A.’nın da bulunduğu şüpheliler gözaltına alındı. 4 Mayıs 2026 tarihinde mahkemeye çıkarılan S.U. ve H.A. "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilirken, diğer iki şüpheli E.A. ve Y.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Üç yıl boyunca "kaza" olarak bilinen olayın, aslında planlı bir cinayet olduğu gerçeği yargı süreciyle tescillenmiş oldu.