Ekran başındaki şiddet gerçek hayata mı taşınıyor? Okullarda yaşanan son saldırıların ardından uzmanlar, çocukların sanal dünyada maruz kaldığı içeriklerin şiddet eğilimini körüklediği konusunda aileleri acil önlem almaya çağırdı.
Dijital Dünyanın Görünmeyen Tehlikeleri
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, şiddetin sadece fiziksel bir eylem olmadığını, çocukların izlediği içeriklerle bir "taklit süreci" başlattığını vurguladı. Pekuz, özellikle 0-2 yaş grubunda ekran kullanımının tamamen yasaklanması gerektiğini belirterek, "Çocuklar gerçekle oyunu ayırt edemiyor. Şiddet içerikli oyunlar ve görseller, çocuğun gelişimsel sürecinde patolojik bir eğilime dönüşebiliyor. Aileler, çocuklarının dijital dünyada neyle karşılaştığını denetlemekle yükümlüdür" ifadelerini kullandı.
Sanal Ortam Suçun Yeni Adresi mi?
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise dijital platformların denetimsizliğine dikkat çekerek, sanal dünyanın artık suç odaklı bir merkez haline geldiğini belirtti. Kırık, "Küresel platformlarda yayınlanan şiddet içerikli diziler, çocuklar üzerinde ciddi bir manipülasyon yaratıyor. 11-12 yaşındaki bir çocuk, izlediği dizideki şiddeti okul ortamına taşıyabiliyor. Bu durum akran zorbalığından çok daha tehlikeli sonuçlara, hatta ölümcül oyunlara evriliyor" uyarısında bulundu.
Ailelere Kritik Denetim Çağrısı
Uzmanlar, dijital platformların reyting kaygısıyla şiddeti normalleştirdiğini ve bu içeriklerin çocuklar için büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle oyun içi sohbet odalarında yabancı kişilerle kurulan iletişimin, çocukları istismara veya suça sürükleyebilecek bir "ikna sürecine" sokabileceği konusunda uyarıyorlar.
Ebeveynlerin, çocuklarının dijital ayak izlerini takip etmeleri ve yaş sınırlamalarına harfiyen uymaları gerektiğinin altını çizen uzmanlar, "Dijital çağda yasaklamak yerine kontrollü bir rehberlik mekanizması kurmalıyız. Eğitim, okuldan önce evde başlar; şiddeti evden uzak tutmak, çocuğun geleceğini korumaktır" mesajını verdi.