Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki iddiasını zirveye taşıyan kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN, SAHA İstanbul fuarında ilk kez kamuoyuyla buluştu.
Türkiye, savunma sanayii vizyonunun en somut göstergelerinden biri olan YILDIRIMHAN projesiyle stratejik bir eşiği daha aştı. 10 yıllık yoğun bir Ar-Ge sürecinin ürünü olan bu dev füze, 6 bin kilometrelik menziliyle kıtalararası bir güç çarpanı olarak dikkat çekiyor. 17,5 metre uzunluğa ve 1,5 metre çapa sahip olan YILDIRIMHAN, teknik özelliklerinin yanı sıra üzerindeki tarihi ve milli sembollerle de fuarın en çok konuşulan parçası oldu.
On yıllık emeğin stratejik sonucu
Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, projenin sadece bir füze değil, Türkiye’nin savunma sanayiindeki üretim kapasitesinin bir yansıması olduğunu vurguladı. Kuzulu, füzenin kalbinde yer alan 4 adet sıvı yakıtlı roket motorunun, Türkiye’nin zorlu bir süreç olan seri üretim aşamasını başarıyla geçtiğinin kanıtı olduğunu belirtti. Atmosfer içerisinde 9 Mach, atmosfer dışında ise 25 Mach hıza ulaşması hedeflenen YILDIRIMHAN, Türkiye’nin bu alandaki teknolojik derinliğini gözler önüne seriyor.
Tarihi miras ve modern teknoloji bir arada
YILDIRIMHAN, sadece teknik kapasitesiyle değil, tasarımıyla da milli bir duruş sergiliyor. Füzenin gövdesinde Sultan Yıldırım Bayezid Han’ın tuğrasını taşıyan proje, burun kısmında ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını barındırıyor. Bu tasarım tercihi, Türkiye’nin köklü tarihinden aldığı güçle geleceğin teknolojisini inşa etme vizyonunu simgeliyor.
Fabrikalardan gelen 100 yıllık tecrübe
Projenin başarısının arkasında, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı 27 askeri fabrika ve 4 büyük tersanenin 100 yıla dayanan birikimi yatıyor. Nilüfer Kuzulu, bu projenin yeni bir başlangıçtan ziyade, yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki sistemlerin bakım ve onarımını yapan uzman personelin yeteneklerinin bir meyvesi olduğunu ifade etti. Bakanlığın Ar-Ge merkezindeki teknik ekibin özverili çalışmalarıyla hayata geçen YILDIRIMHAN, Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefinde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.