‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan tutuksuz sanık Ümit Boyner’in oğlu Sinan Bolak, "Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’ne geçici olarak vekalet ettiğim dönemde teamüllere uygun olarak fiilen yöneticilik yapmadım. Denetim yapmadım, yönlendirme yapmadım. Suçlanmama neden olan belgeleri ben düzenlemedim. Öncesinde hazırlanmış ve sıralı imzaları tamamlanmış bir şekilde geçici vekalet görevim kapsamında imzamın zorunlu olduğunun ifade edilmesi sebebiyle belgeleri ben imzaladım. Bir usulsüzlük olup olmadığını bilmiyorum. Fakat bir usulsüzlükten şüphelenmiş olsam ya da böyle bir durumun farkında olsam kesinlikle imzalamazdım" dedi. Hakkındaki yakalama kararı hakkında ise Bolak, "Eski telefon numaram üzerinden bana ulaşılmaya çalışılmış ve maalesef telefon numarası kullanımda olmadığı için hakkımda yakalama kararı verilmiş. Bunu öğrenir öğrenmez de mümkün olan ilk uçakla mahkemeniz huzuruna geldim" diye konuştu.
3 aylık vekalet dönemi
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 23’üncü gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen duruşmada tutuksuz sanık eski TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in oğlu Sinan Bolak savunma yaptı. Bolak, kültürel etkinliklere katkı sunma isteği ile Kültür A.Ş.’de Kültür Etkinlikleri Müdürü olarak çalışmaya başladığını ve bu süreçte 3 ay kadar Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’ne geçici olarak vekalet ettiğini belirtti. "Hakkımdaki dava, yaklaşık 3 ay kadar süren Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’ne vekalet ettiğim dönem sebebiyle açılmıştır" diyen Bolak, "Sözleşmenin karşı tarafını oluşturan, aynı zamanda bu eyleme rüşvet vermekle suçlanan firma sahiplerini tanımıyorum" dedi.
İBB ile ilişkim kalmadı
Bolak, 10 Ocak 2020 tarihinde vekalet görevimin sona erdiğini belirtirken, "Kültür A.Ş.’de Kültür Etkinlikleri Müdürü olarak Eylül 2019 ile Ağustos 2020 tarihleri arasında görevde bulundum. Ağustos 2020 tarihinde Kültür A.Ş.’den ayrıldım. Böylece şirketler ile hiçbir ilgim kalmadı. Sonuç olarak Kültür A.Ş.’de bir yıldan daha az bir süre çalışmış oldum" ifadelerini kullandı. Hakkındaki yakalama kararıyla ilgili de, "Ben evlendiğimde eşim, eğitim sebebiyle yurt dışında yaşıyordu. Adres ve tüm iletişim bilgilerimi de konsolosluk ve e-Devlet üzerinden güncellemiştim. Eski telefon numaram üzerinden bana ulaşılmaya çalışılmış ve bu nedenle yakalama kararı verilmiş. Bunu öğrenir öğrenmez de mümkün olan ilk uçakla mahkemeniz huzuruna geldim" dedi.
Son olarak Bolak, "Benim şahsi durumum, yalnızca geçici sürede şeklen vekalet ettiğim kısa süreli dönemde harici tecrübem ya da bilgim olmadığı için personele güvenerek imza atmaktan ibarettir. Hiçbir zaman rüşvet almadım. Rüşvet olduğunu bildiğim bir eylemde şeklen dahi olsa bilerek ve isteyerek asla yer almadım. Kendilerini zaten tanımıyorum. Eylemle ilgili beyanlarda da ismim hiçbir yerde geçmemektedir. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’nde geçici olarak şeklen vekalet ettiğim dönemde fiilen yöneticilik yapmadım. Suçlanmama neden olan belgeleri ben düzenlemedim. Hatırladığım kadarıyla da eyleme konu sözleşmelerde imzam bulunmuyor" şeklinde konuştu.

Ümit Boyner'in oğlu Sinan Bolak: "Suçlanmama neden olan belgeleri ben düzenlemedim"